medya sensin, paylaş!

​Wolcome to Münih

60lı yıllarda genç olan kuşağın tamamının hayaliydi Almanya, yaşam koşullarının da biraz daha iyi olmasından dolayı oldukça tercih ediliyordu.

Yaşam koşulları ve Avrupa rüyasının aslında tahmin ettiğimiz gibi olmadığını hem gidip gelemeyen, oldukça zor şartlarda çalıştıklarını ve bindikleri Mercedeslerin aslında zenginlik alameti olmadığını, özenilmemesini söylemişlerdi.Bir de filmler vardı,yüzlerce film hem de Kemal Sunal’ın Hollandalı filmindeydi sanırım gittiği patronu, pasaportuna el koyup en ağır işlerde çalıştırıyordu. Ölesiye, dövülerek ama en ağır işler… Ne zaman Avrupa’ya gitmeye çalışan göçmenlerle ilgili haber görsem beynim ister istemez bunu hatırlatıyor. Özellikle Irak, Afganistan, Yemen, Somali, Nijerya ve Suriyeli göçmenler gitmeye çalışıyormuş. Akdeniz üzerinden gitmeye çalışanların da 2.600’ü ölmüş, bunlardan en önemlisi sahile vuran Aylan Kurdi olmuştu.Yol yordam bilmeden insanlar nasıl gitmeye çalışıyor? Türkiye’deki insan kaçakçıları ki sayıları 25.000 ile tahmin ediliyor ve insanlardan 1200 avro ile 6000 avro arasında para alıp,Avrupa ve Almanya ya götüreceklerini söylüyorlar.Boğulmalar, ölümler ve onca acıya rağmen Almanya’ya varanlar şanslı.Çünkü; AB ülkeleri göçmenlerle ilgili çalışmalar yürütüp göçmenlerin ilk giriş yaptıkları ülkelerde kalmalarıyla ilgili anlaşma imzaladılar(Lizbon Anlaşması).Bu anlaşmaya göre artık Avrupa’ya göçmeye çalışan Suriyeli mültecilerin işi daha zorlaştı.Ama Almanya özellikle Suriyeli mültecilerle ilgili yaptıkları çalışmalarla öne çıkmaya çalıştı.Macaristan’tan ve Avusturya’dan trenle Almanya’ya geçmeye çalışanlar Münih’ta Arapça “hoş geldiniz” yazılı duvar yazılarıyla,maçlarda taraftar guruplarının da pankartlarıyla,twitter da etiketlerle Suriyelileri Almanya’ya davet eden çalışmalar yaptılar. Çalışmalar,davetler ve bu mülteci sever davranışların altında yatan sebebi; Fransa’nın Ulusal Cephe Partisinden Marine Le Pen özetliyor: “nüfusun yaşlı olduğunu düşünen Almanya ucuz işgücü arıyor ve kitlesel göçten bu yönde yararlanmak istiyor.”

Yani yanisi şu; hem savaş çıkarıp silahını satan,hem insansever olan Avrupa’nın tek istediği daha fazla kazanmak,daha fazla ucuz işçi.Hazreti Marks’ın da dediği gibi “kapitalizm için savaşlar ve krizler bakir pazarları keşfetme fırsatıdır”