medya sensin, paylaş!

Ve Alman Meclisi De Soykırım Dedi

„Yıllar sonra Adıyaman’a gittim. Ninemin, dedemin ve babamın anlattıklarından köyde yaşadıkları evi buldum. Gölgesinde dinlendikleri ağacı, ahır olarak kullanılan kilisenin önündeki haç taşını aradım…Sadece yaşlılar değil, konuştuğum herkes, 1915’ten onlarca yıl sonra doğmuş herkes bile neler yaşandığını çok iyi biliyordu. Yaşlı bir amca, çocukluğumuzda Gavur Mahallesi’nde top oynardık, susadığımızda ise şu içmeye bizim mahalleye gelirdik, çünkü Gavur Mahallesi‘ndeki kuyulardan hep kemik çıkardı.“

Bunları anlatan İlias Kevork Uyar, 4 yaşında Almanya’ya gelmiş. Almanya’daki Türkiye kökenlilerden farklı olduğunu küçük yaşta öğrenmiş. Çocukluğu, okula giderken köşeye sıkıştırılıp, boynundaki haç kolyeye tükürtülen, eli kolu zorla tutularak kelime-i şehadet getirtilen babasının anlattıkları ile bibisinin , ninesinin, dedesinin yaşadıkları, duydukları, kuşaklarca aktarılan tehcir hikayelerini dinlemekle geçmiş.

Bu yıl 24 Nisan İlias ve onun gibi onbinlerce Ermeni için daha ayrı bir öneme sahip, zira 100’ncü yılında Osmanlı topraklarında 1915 ile başlayan süreçte yaşanan toplu katliamlara, sürgünlere, yok etmelere soykırım denmeli mi denmemeli mi sorusu Almanya’da da yoğun biçimde tartışıldı.

Ve dendi. Önce perşembe gecesi Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, Berlin’de katıldığı ve bütün kiliselerin ortak düzenlediği ekümenik dini tören yaptığı konuşmada soykırıma vurgu yaptı. Gauck, federal hükümetin tasarısında yer alan “Ermenilerin kaderi, kitlesel kıyım, etnik temizlik, tehcir ve evet, soykırımlar tarihine örnek teşkil etmektedir” cümlesini vurguladı, ancak sonrasında Jön Türklerin ideolojisinden girdi Türkiye’nin sorumluluğundan çıktı.

Derken bu sabah Alman Federal Meclisi’nde 1915’te yaşananlara ilişkin hükümet tasarısı ele alındı. Tartışma başlarken Federal Meclis Başkanı CDU'lu Norbert Lammert, hükümet tasarısındakinden daha da açık ve net biçimde, 1915 ile başlayan süreci ve 1923’e kadar yaşananları soykırım olarak niteledi. Lammert, "Dünya kamuoyunun gözleri önünde, Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nda yaşananlar soykırımdır. Bu, 20'nci yüzyılın son soykırımı olarak da kalmadı" dedi. Federal Meclis Başkanı, Ermenilere yapılanların, bir halkı kısmen veya tamemen yok etme yönüyle uluslararası hukuk kapsamındaki soykırım tanımına uygun olduğunun altını çizdi.

Kürsüye çıkan hükümet ve muhalefet partilerinden milletvekilleri de Ermenilere yönelik Jön Türklerin yok etme politikası, katliamlar ve tehcir için soykırım tanımını kullandılar. Dikkat çekici olan ise sıklıkla Almanya’nın da bu tarihsel felaketteki rolüne vurgu yapılmasıydı. Milletveilleri, Türkiye’den çok Almanya’nın suçuna, Osmanlının yaptıklarını ortaya koyan 1915 raporlarının milletvekillerine soykırım bittikten sonra sunulmamasına, gerçeğin gizlenmesine, Ermeni Soykırımı’nda Alman askerlerinin sadece pasif değil, aktif bir şekilde rol oynadığı gerçeğine de işaret ettiler. Kimi soykırım araştırmacıları, bu tutumu, suç ve hesaplaşma noktasında dikkatleri Türkiye’den çok, tarihi konusunda suçunu kabul etmekten çekinmeyen Almanya’ya çevirdiği için eleştiriyorlar.

Alman Federal Meclisi’nde tartışılan tasarıda 1915 ve Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşananların okul ve üniversitelerin müfredatına alınması yönünde tavsiye de var. Bu, Almanya’daki Ermenilerin en önemli taleplerinden biriydi yıllardır. Ermeniler, Türkiye’den gelen herkesin Türk olarak kabul edildiği ve kendilerini algılandıkları kimlik ile gerçek kimlikleri arasına sıkıştıran tarih cahilliğinin ortadan kaldırılması için yıllardır Ermeni Soykırımı’nın müfredata alınması için çaba harcıyor. Bu konuda federal hükümet adım attığına göre artık inisiyatif eğitim ve öğretim konusunda sorumluluğu elde tutan eyalet hükümetlerine kaldı. Almanya’daki ders kitaplarında Ermeni Soykırımı yer aldığı vakte kadar Türkiye’nin bu konudaki tavrında bir değişim olmazsa yaşanacaklar aşikar.

Ancak Almanya dün ve bugün sergilediği tavırla Türkiye ve Ankara’dan gelecek tepkileri göze almış görünüyor. Ermenilere, Süryanilere, Keldanilere ve Pontus Rumlarına yapılanları unutmama ve unutturmama konusunda Berlin bir paradigma değişikliğine gitti. Almanya Cumhurbaşkanı Gauck, dün akşam Berlin Katedralinde bütün kiliselerin birlikte düzenlediği ekümenik "Ermeni, Süryani, Pontus Rumlarını Anma" töreninin sonunda yaptığı konuşmada, 22 Ağustos 1933’te Hitler’in, Polonya‘ya saldırı emri verdiği ve komutanlarına planını anlatırken, “Acımadan, kadın, erkek, çocuk demeden, Polonya kökenlileri ve dillerini yok edin“ dediğini hatırlattı ve Hitlerin, “Bugün Ermenilerin yok edilmesinden bahseden kim var ki?“ diye sorduğuna dikkat çekti. Sonra da “Biz bahsediyoruz! Evet, 100 yıl sonra bugün bizler, Ermenilere yapılanlardan, insan onuruna ve insanlığa karşı işlenen başka suçlardan da bahsediyoruz.“ diyerek soykırım kurbanlarının elindeki tek şey olan hatırlamaya dikkat çekti.

Federal Meclis Başkanı Lammert de bugün, „1915’te olanlardan bugünkü Türkiye hükümeti sorumlu değildir, ancak 100 yıl önce olanlardan nasıl bir sonuç çıkaracağı onun elindedir“ diyerek Türkiye’nin üstlenmesi gereken sorumluluğuna dikkat çekti. Bakalım Ankara bundan bir sonuç çıkaracak mı?

@topcuelmas