medya sensin, paylaş!

Sevgi dolu yüreklere "Hazan" düşerse...

NECDET BULUZ

Şair dostumuz Mustafa Uğur, üçüncü şiir kitabı olan “Hazan” ı da yayınladı. Sevgiliye olan tutkulu aşkın bitişini sarı yaprakların yere düşmesi ile özdeşleştiren şair “hazan” ile öyle görünüyor ki, şiir severlerin kalbine taht kuracaktır.

Daha önce yayınlanan iki şiir kitabı ile tanınan Mustafa Uğur, açıkça söylemek gerekirse “Hazan” ile sınıf atlamış görünüyor. Bu kitabındaki şiirlerinde olgunluk, ustalık ve düşünce özgürlüğü hemen kendisini gösteriyor. Ölçülü ama hedefini bulan şiirlerle haşır neşir olabiliyorsunuz.

Şairin bir şiirindeki dizelerinde dile getirdiği “Doyasıya sarılmak Koklamak isterim Ama kıyamam, korkarım Solarsın diye” dizeleri bir ustalık eseri değil mi? Bir tutkunun en anlamlı şekilde dile getirilmesi değil mi? Bunun karşısında şapka çıkarılmaz mı? Uğur’un bir çok şiirinde böylesine damardan vurgulamalarına da sıkça rastlayabiliyoruz.

Kitabın içindeki şiirler gerçekten duygu yüklü. Bir çırpıda okunuyor. Sizi kâh sevgilinin sıcak nefesi ile buluşturuyor, kâh uzaklara yalnızlıklara sürüklüyor. “Sevgi dolu yüreklere hazan düşerse ne olur?” sorusuna yanıt bulmaya çalışıyorsunuz.

“Hazan” sadece yaprak dökümü değil, bir haykırış, bir isyan, bir sevgi dolu kalbin taşkınlığıdır. Ayrılık acısının mısralara dökülüşüdür. Sevgi ile nefretin bütünleşebileceğini de bu kitabın içindeki şiirleri okudukça öğrenebiliyoruz. Burada bir ustalığın da söz konusu olduğunu söylemeliyiz. Kitabın içindeki şiirleri okudukça şairin yüreğini daha iyi okuyabileceksiniz.

Değerli kardeşimiz ve dostumuz Mustafa Uğur, kitabı için bir önsöz yazmamızı istediğinde bunu severek yerine getirdik. Aşağıda “Hazan” şiir kitabındaki ön sözümüzü sizlerle paylaşıyoruz. Bu ön sözde söylenmesi gerekenleri söylediğimiz için fazla söze de gerek görmedik.

Aynı zamanda Turgutreis’teki La Pikant Restoran’ın da yıllardır işletmeciliğini yapan Mustafa Uğur, kitabını ücretsiz olarak imzalayarak dostlarına ve şiir severlere dağıtıyor. Kitap bugünlerde ikinci baskısını yapacak.

“Mustafa Uğur için “Bir sevda adamı” deyimini kullanırsak yanılmamış oluruz. Sevgi dolu yüreği, her zaman yüzüne yansır. İnsan sevgisinin, aşkla yoğruluşunu Uğur’un şiirlerinde görebiliriz. Aşkı, sevgiyi, güzelliği, şiirlerine nakış nakış işlemiştir. Sevgi dolu yüreğinin ateşi her zaman yüzüne yansır, pırıl pırıl gülen gözleri ile insanları adeta sevgi ile kucaklar. İlk şiir kitabı “Sevda Limanı” şairin duygu yüklü yüreğinin şiir severlere açıldığı bir kapıdır. İkinci şiir kitabı “Ah… Bir Yağmur Yağsa” ile şiirdeki ustalığının ortaya konulduğu ikinci kapı olarak değerlendirebiliriz.

Elinizdeki bu üçüncü kitapta Mustafa Uğur şiirdeki ustalığını konuşturuyor. Sevgi dolu yüreğin, aşk tutkusunu, kokusunu, sevdanın doruğunu bu kitabın her sayfasında görebilirsiniz. Sevmeyi öylesine güzel tarif ediyor ki satırların arasında eriyorsunuz.

İşte “Gerçek” adlı şiirindeki şu mısralar bunu çok güzel ifade ediyor: “Sen gerçek ne biliyor musun? Güneş her gün doğar ve de batar Bu eğer gerçekse, Ben de seni öyle seviyorum Gerçek bu işte.” Sevmek, tutku bu kadar güzel de, ya ayrılık olmasa.

Mustafa Uğur, sevmenin güzelliğini iliklerine kadar yaşamış, bunu da yazdığı şiirlerinde mısralara dökmüş. Hemen her şiirinde aşkı, tutkuyu, güzellikleri yudumlayarak okuyorsunuz. Aşkı yaşamamış olsanız bile aşkı yaşıyorsunuz. Bu tatlı rüyadan uyanmak istemiyorsunuz. Ta ki, ayrılığın kapınızı çaldığı ana kadar.

Mustafa Uğur, sevgi dolu yüreğinde günün birinde ayrılık acısını yaşayıp, taşıyabileceğini düşünmüş müdür? Düşünmemiş ki, bu acıyı da şiirlerine yansıtmış. Acısı ile bütünleşmiş, sevgisini, duygularını ayrılığa rağmen içinden atamamış. “Her yerim yıkık dökük. Sen varsın gene aklımda Erkenden oturmuştum masaya Masamı donattım çeşit çeşit mezelerle Unuturum diye sarıldım ilk kadehe Ama fayda etmedi içimdeki kedere Daha çok düştün aklıma Çünkü bir tek sen vardın dünyamda Artık hayallerim dağıldı, umudum bitti Yanarım ben şimdi Benimleyken değerini bilemedim Aklımdan hiç bir zaman gitmedin. Düşündüm hep “ne olacak sonumuz?” Sanki düşündükçe aklımı yitiriyorum, Ölüm yanı başımda, onu da biliyorum Faydası yok, seni çok seviyorum.”

Bir insan bu kadar duygu yüklü olur, bu kadar tutkulu sever ve bağlanırsa şiir yazmayacak da ne yapar? Mustafa Uğur da bu duygularını, yaşadıklarını, düşüncelerini çok açık biçimde mısralara dökerek kendisini adeta yenilemeye çalışıyor. Sevenlere örnek oluyor. Ayrılık acısı çekenlere önderlik ediyor.

Şu bir cümleye sığan şiiri bile bir kitapta anlatılacakları anlatmıyor mu? “Her şey anlamsız oldu Bir tanem sen gidince.” Ölümüne sevmek öyle bir duygudur ki, seven sevdiğini koklamaya bile kıyamaz. İncinmemesi için kendisini bile feda eder. Mustafa Uğur, bu duygularını da şu şiirinde öylesine güzel dile getirmiş ki: “Doyasıya sarılmak Koklamak isterim Ama kıyamam, korkarım Solarsın diye.”

Şairin “Sevda Limanı” ve “Ah.. Bir Yağmur Yağsa” adlı şiir kitaplarındaki şiirlere göre bu son kitabındaki şiirler mukayese edildiğinde Uğur’un burada ustalaştığını da görürüz. Şiirleri ile adeta daha damardan giriyor. Tutku ile sevenlerin yüreklerini adeta okuyor, onların yaşadıklarını, duygu ve düşüncelerini mısralarında dile getiriyor.

Mustafa Uğur için “Bir sevda adamı” sözünü boşuna söylemiyoruz. Kalpler de bir gün yorgun düşüyor. Şair bu yorgunluğunu ve daralan zamanı da öylesine güzel dile getiriyor ki: “İstemiyorum ki artık şu koca dünyada Ne böyle bir aşk, ne büyük bir sevda Şiirlerde, mısralarda kalsın artık adım Bundan sonra zaman zaten yetmez ki.”

Mustafa Uğur, aslına bakılacak olursa şiirdeki ustalığının zirvesindedir. Yılmamalı, yorulmamalı ve şiirle olan kucaklaşmasını da hiçbir zaman bırakmamalıdır. Daha verimli olduğu bir dönem yaşıyor. Öyle umuyoruz ki Uğur, çok daha güzel şiirlerini sevenleri ile buluşturacak yetenekte ve güçtedir. Şaire, sağlıklı, huzur ve sevgi içinde geçireceği nice yıllar diliyoruz. “

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz