medya sensin, paylaş!

Paris Cinayetleri ve Almanya Bağlantısı

9 Ocak 2013’te Paris’te işlenen cinayetler Almanya’yı bir süredir meşgul etti, hala ediyor ve edecek de. Der Spiegel dergisinin, Şubat ayında yayınlanan ve MİT’in bu cinayetlerdeki rolüne ilişkin belgenin gerçek olduğu yönündeki haberinden sonra Sol Parti, Almanya Federal Meclis’ine soru önergesi vermişti. 15 sorudan oluşan önergeye bu hafta cevap verildi ve Federal Hükümet’in verdiği yanıtlar kamuoyu ile paylaşıldı. Önergede, özellikle Paris katliamında MİT’in rolü, Alman İstihbarat Teşkilatı BND’nin MİT ile ilişkisi, bir dönem Almanya’da da yaşayan cinayetlerin tutuklu zanlısı olan Ömer Güney hakkında Alman istihbarat birimlerinin elindeki bilgi, cinayetlerin AKP-Cemaat çatışmasının bir parçası olup olmadığı ve Şubat ayı başında Berlin’i ziyaret eden Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın konuyu Alman hükümeti ile görüşüp görüşmediği de soruldu.

Federal Hükümet’e yöneltilen ilk soru MİT’in cinayetlerle bağlantısı olup olmadığı yönündeydi. Hükümet adına verilen yanıtta MİT’e ait olduğu söylenen belgeler hakkında bilgi sahibi olunduğu, MİT’in bu iddiaları kendi sayfasından yaptığı açıklamayla reddettiği yer aldı. Ayrıca “Federal Hükümet, medyada yer alan spekülasyonların bir parçası olmaz” da denildi. Önergede yer alan ikinci soru Almanya’daki Kürt politikacıların güvenliğinin tehdit altında olup olmadığıydı. Ayrıca Türkiye devletindeki bazı birimlerin Kürt politikacıları ortadan kaldırmak amacıyla gönderildiği ileri sürülen “Ölüm Komandosu” hakkında Almanya’nın bilgi sahibi olup olmadığı da soruldu. Federal Hükümet’in yanıtı ise ilginçti. Açıklamada, yabancı istihbarat birimlerinin tehlike uyarılarının doğru olup olmadığının incelendiği kaydedildi, ancak kişi ya da kuruluşlara yönelik güvenlik önlemlerinin bulundukları eyaletlerin emniyet birimlerince sağlandığı hatırlatıldı.

Sol Parti’nin sunduğu önergedeki bir diğer soru da Paris cinayetlerine ilişkin ses kaydı ile MİT’e ait olduğu ileri sürülen belgenin yayınlanmasının AKP-Gülen Cemaati çatışmasıyla bağlantısı olup olmadığıydı . Federal Hükümet’in verdiği yanıt, bu konuda elinde herhangi bir bilgi olmadığı ve medyada yer alan spekülasyanlara da müdahil olmayacağı ş eklinde.

Sol Parti‘nin hazırladığı önergede Alman Hükümeti’nin cinayetlerdeki olası bir MİT bağlantısını Ankara ile görüşüp görüşmediği, Paris katliamının Türkiye Başbakanı Erdoğan’ın Berlin ziyareti sırasında gündeme gelip gelmediği de yer ald ı . Bu soruya verilen yanıt da çok ilginçti. Yanıtta, Berlin ile Ankara arasında çok sayıda konunun ele alındığı, bunlar arasında hassas konuların da bulunduğu belirtiliyordu. Ancak Berlin, hükümet liderleri ve bakanlar arasındaki üst düzey görüşmelere ilişkin bilgi vermeyeceğini vurguladı.

Federal Meclis’e sunulan önergede Alman İstihbarat Teşkilatı BND ve Federal Emniyet Teşkilatı BKA ile MİT arasındaki işbirliğinin cinayetlerdeki olası bağlantısı nedeniyle sınırlandırılıp sınırlandırılmadığı da soruldu. Cevapta, Federal Emniyet Teşkilatı BKA’nın MİT ile hiç bir ortaklığı olmadığına vurgu yapıldı ve BND ile MİT arasındaki işbirliğinin ise sözleşmelerde yer aldığı çerçevede sürdüğü belirtildi.

Sol Parti’nin Paris cinayetleriyle ilgili yönelttiği soru önergesinde Alman Hükümeti’nin “devlet sırrı” gerekçesiyle yanıtlamadığı sorular da vardı. Genelinde Almanya’daki Kürt politikacıların, özelinde Sakince Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Ş aylemez hakkında Türk istihbarat birimlerine bilgi aktarılıp aktarılmadığı sorusuna ise Federal Hükümet gizlilik ilkesi nedeniyle yanıt vermedi. Bu konuda uluslararası istihbarat birimleri arasındaki işbirliğine dair bilgileri ortaya çıkaracak detaylar ı n, gelecekteki işbirliğini tehlikeye sürükleceği düşüncesiyle kamuoyu ile paylaşmayacağını beyan etti. Haklarında soruşturma yürütülen Sakine Cansız ve Leyla Ş aylemez ile ilgili MİT’e bilgi aktarımı yapılıp yapılmadığı sorusuna ise “Federal Savcılık, bilgi aktarmamıştır” yanıtı verildi. Bu da savcılık dışındaki birimlerin bilgi paylaşımı yaptığı şüphesini akıllara getirdi. Bu bağlamda Sakine Cansız’ın Türkiye’ye iadesi talebinin de daha önce reddedildiğine dikkat çekildi Federal Hükümet’in cevab ı nda

Önergede, der Spiegel dergisinde de paylaşılan ve MİT’e ait olduğu söylenen belgede imzası bulunan MİT daire başkanlarından Uğur Kaan Ayık’ın bir süre önce Almanya’ya ziyarette bulunan MİT heyetinde yer alıp almadığı ve MİT heyetindeki temsilcilerle Paris cinayetlerinin ele alınıp alınmadığı da soruldu. Alman Hükümeti, bu soruyu da istihbarat te ş kilatları arasındaki işbirliğinin gizliliği prensibiyle yanıtlamayı reddetti.

Federal Meclis’e yöneltilen soru önergesindeki en can alıcı sorulardan biri de katil zanlısı Ömer Güney’e ilişkin Alman istihbaratının elindeki bilgiydi. Ömer Güney’in Spiegel’in araştırmasında belirttiği gibi, Bavyera’daki Türk milliyetçi ve ülkücü çevrelerle ilişkisi konusunda Alman istihbarat birimlerinin bilgisi var mı sorusu yöneltildi. Ayrıca Güney’in MİT ile bağlantısı soruldu. Federal Hükümet, bu konuda elinde bilgi olmadığı, spekülasyonlara da girmeyeceğini tekrarladı. Peki Ömer Güney Almanya’da kaldığı sürece izlenmişmiş miydi? Alman Hükümeti’nin b una yanıtı da ilginç oldu. Ömer Güney’in 17 Kasım 2005’te bir trafik kontrolüne takıldığı ve yanında ruhsatsız bir havalı tabanca ile kayıtlara geçtiği, 4 Şubat 2011’de de yine bir trafik kontrolünde göz yaşartıcı sprey ile iki tarafı keskin bir bıçak ile Alman polisinin ağına takıldığı bildirildi. Ancak Federal Hükümet, her iki konuda da açılan soruşturmalarla ilgili bilgi sahibi olmadığını belirtiyor. Alman Hükümeti, önergede sorulması üzerine Ömer Güney’in Alman vatandaşı olmadığını da ekliyor açıklamasına . Peki Ömer Güney ile ilgili Türkiye’ye ve Fransa‘ya istihbarat aktarıldı mı sorusuna ise Berlin Hükümeti’nin yanıtı şöyle: Almanya, soruşturmayı yürüten Fransız makamları ile birlikte çalışmaktadır. Ayrıca bu soruların yanıtları istihbarat birimlerine dair gizlilik ilkesine girdiği için bu konuda kamuoyunun bilgilendirilemeyeceği, ancak talep edilmesi halinde Federal Parlamanto’ya bilgi verileceği belirtiliyor.

Peki Paris cinayetleri ile ilgi Sol Parti’nin yönelttiği ancak en can alıcı ları, gizlilik ilkesi nedeniyle yanıtlanmayan sorular ne olacak? Spiegel‘in haberinden sonra konuyu takip eden ve Federal Meclis İçişleri Komisyonu‘na taşımak için başvuruyu yapan Yeşiller Partisi Federal Parlamento Milletvekili Volker Beck, Paris cinayetleri, MİT’in bu katliamdaki rolü, BND-MİT ilişkisi, Ömer Güney’e dair Alman dairelerin elindeki bilgilerin de aralarında bulunduğu bir çok konuyu 2 Nisan 2014 günü Federal Meclis İçişleri Komisyonu’nun oturumunda görüşeceklerini söylüyor. Beck, „Eğer iddialar doğruysa ve MİT, hukuk devleti ilkelerinin geçerli olduğu Avrupa’da suçlu olduğunu düşündüğü kişileri hukuki yollara başvurmadan, kendisi ortadan kaldırmaya giriştiyse, bu bize ve hukuk devletine saldırıdır.“ diyor ve asla kabul edilemez olduğunu söylüyor. Beck, Almanya’daki bütün mültecilerin olduğu gibi Kürtlerin de güvenliğinden devletin sorumlu olduğunu ve buraya sığınmış herkesin kendini güvende hissedebilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bunun kendi sorumlulukları olduğunu da tekrarlayan Beck, Meclis İçişleri Komisyonu’nda konuyu ele alıp, gerekirse siyasi adımların atılması için çabalayacaklarının altını çiziyor.

Paris cinayetlerinin aydınlatılması için Türkiye’deki başvuruyu yapanlar arasında yer alan BDP Eş Genelbaşkan Yardımcısı, avukat Meral Danış Beştaş da, devletlerin gizlilik ilkesi nedeniyle suçluların açığa çıkmasının engellenmesinin yeni cinayetlere ortam yarataca ğı tehlikesine dikkat çekerek, uyarıyor. Beştaş, Almanya’da yaşayan yüzbinlerce Kürt kökenli vatandaşın Alman olduğunu ve onların can güvenliğinden de birincil derecede bu devletlerin sorumlu olduğunu hatırlatıyor ve hükümetleri cinayetlerin aydınlatılması konusunda adım atmaya çağırıyor.

@topcuelmas