medya sensin, paylaş!

KOBANİ KATLİAMINDA ANKARA NEREDE?

Geçtiğimiz günlerde PYD'nin terör örgütü IŞİD için oldukça stratejik bir öneme sahip Tel Abyad'ı özgürleştirmesi ve eli kanlı teröristleri adeta güneye doğru süpürmesi sadece Tel Abyad özelinde değil tüm bölge coğrafyasında ciddi sonuçlar doğurabilecek öneme sahip bir gelişmedir diyebiliriz.

Kürt savaşçıların IŞİD'in kalbine doğru ilerlemesi; yani bir sonraki hedefin Rakka olma ihtimali hiç şüphesiz ki sadece IŞİD için değil, bölgede onların arkasında duran diğer güçlerde de derin bir endişeye yol açtığı çok net ortada.

Ankara'nın bu gelişmeler karşısında ciddi endişelere kapılması ve Kürt savaşçıların Suriye'nin kuzeyinde bir "Kürt Koridoru" açma çabası olarak nitelendirilebilecek Tel Abyad'ın özgürleştirme hareketine gösterdiği refleks son derece sıkıntılı ve sakıncalı bir duruma sebep verebilecek nitelikte.

Neredeyse iki yıldır hemen burnumuzun dibindeki Tel Abyad'ta fütursuzca cinayetler işleyen,kadınlara tecavüz edip onları pazarlarda satan IŞİD çetesine karşı herhangi bir tepki göstermeyip, buranın Kürt savaşçılar tarafından özgürleştirilmesinden rahatsız olunması bize gösteriyor ki iktidarın 7 Haziran seçimlerinde Kürt illerinde aldığı ağır hezimetten gereken dersi daha henüz çıkartmamıştır.

Tam da bu dönemde Ankara'nın PYD'yi yandaş medyanın desteği ile hedef tahtasına oturtup seviyesiz ve düzeysiz manşetler ile karalaması; katiller ve tecavüzcüler çetesi IŞİD'e bir nevi arka çıkan bu zihniyetin tam da endişe ve korkularının tavan yaptığı bir dönemde Kobani'de haince ve alçakça saldırılarla gece yarısı masum sivillere yönelik katliam haberleri ile sarsıldık.

Cephede peş peşe ağır yenilgiler alan IŞİD, belli ki Kürt ilerleyişinden endişelenen ve korkuya kapılan bazı kesimlerin telkin ve desteği ile bu ilerleyişi durdurmak ve Kobani'de daha önce alınan yenilginin ve kuyruk acısının bir nevi karşılığını vermek istemiş olabilir.

Tam da bu dönemde Ankara'nın ısrarla Suriye'nin kuzeyinde bedeli ne olursa olsun "defacto" bir oluşuma izin vermeyeceğini dillendirmesi bu noktda IŞİD'in Kobani 'ye yönelik yaptığı saldırının sonrasında akıllardaki soru işaretlerini ve kuşkuları ivedilikle cevaplandırma mecburiyetinde bırakıyor bizi.

V e ne ilginç bir tesadüftür ki Suriye savaşında Kürt savaşçılara karşı peş peşe ağır yenilgiler alan IŞİD ile, bu savaşın galibi PYD'nin Türkiye'deki sempatizanı ve siyasi temsilcisi sayılabilecek HDP'nin de 7 Haziran'da siyaseten iktidar partisini aynı ölçekte bir hezimete uğratması kendiliğinden iki farklı cepheyi karşımıza çıkartıyor.

Yenenler ve yenilenler!

IŞİD'in bu saldırısının bir intikam iç güdüsü ile yapmış olma ihtimali oldukça yüksektir, Ankara'nın bu katliamda nerde durduğu kuşkusuz ki şuan için en çok tartışılan konu.

Her ne kadar gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ve gerekse AKP bu saldırıyı şiddetle kınamış olsa da, bu kınamalar la beraber durmadan kendi güdümlerindeki medya ile PYD'nin hedef alınması düşündürücüdür.

Umulur ki Kobani katliamını gerçekleştiren teröristlerin Türkiye'nin sınırlarından geçmemiş olmasıdır.

İç barışımızı ciddi anlamda tehdit etmeye başlayan IŞİD an itibari ile sadece Suriye ve Irak'ın değil, aynı zamanda da Ankara'nın da yakın zamanda güvenliğini tehdit eder bir noktaya gelmiştir.