medya sensin, paylaş!

İzmirde AK parti

İZMİR'DE AK PARTİ YANLIŞ KURGULANDI

Kurulduğu tarih itibari ile İzmir'de oluşturulan AK Parti İzmir İl Teşkilatı yanlış kurgulanmış. Şöyle ki; Yönetimlere gelen, il, ilçe başkanları veya yönetimleri kendilerinde hak görerek; vekilliğe, belediye başkanlığına veya meclis üyeliklerine aday olmuşlar. Bu gelenek devam ediyor. Oysa, bildiğim bir çok vilayette, teşkilat yöneticileri yıllarca görev yapmışlar, zorunlu olmadıkça veya kendilerine talimat gelmedikçe yerlerinden kımıldamamışlar. Dolayısıyla, bu durum kurumsallaşma getirmiş. Fakat, İzmir'de teşkilattan vekil veya başkan, meclis üyesi olanlar kendilerinden sonra gelen teşkilat yöneticilerini istedikleri gibi yönetmişler, taban siyaseti yerine tavana oynama entrikalarında ustalaşmışlar. Özellikle İzmir'in yapısına uygun yeni yüzlere, saflarda yer açılamamış. Sözde, milli görüş çizgisini savunanlar, ihale, saltanat ve iş takibinin yalancı cazibesinde kıblelerini şaşırmışlar.

AK Parti'nin ülke genelinde yaptığı siyaseti, maalesef CHP, İzmir'de taklit ederek, muhalefette tuttukları AK Parti'ye de iktidar fırsatı vermemişler. Derslerine çalışmayan, AK Parti'nin halk tarafından seçilmiş yöneticileri muhalefetlerinde de sınıfta kalmışlardır. Her türlü acemice çıkışlar, CHP'ye yaramıştır. İzmir'e hizmet noktasında, vatandaşın talepleri yerine, zamansız veya yersiz projelerle, oy devşirme gerçekleşememiş.

Tabanda ve halkta karşılığı olmayan insanların AK Parti nimetlerini kendilerine yontarak sürdürdükleri siyaset başarı getirmemiş. Liderlerini savunurken bile, güttükleri politika, ne acıdır ki, karşı cepheyi kilitlemiş ve her seçimde AK Parti, karşılarında birlik olmuş kitle bulmuştur.

Bu tespitleri yaptıktan sonra; AK Parti İzmir'de ilk defa kurulmuş bir parti gibi start vermelidir. Zaten, partinin tüzüğünde ve yöntemlerinde yer alan uygulamalar uygulansa başarı gelecektir. Önemli eksiklik; sevgi ve güvenin tesisi, zaferi getirecektir. Şahsi sorunlar yerine yöresinin dertleri ile gelen tabanın istekleri yapıldığı müddetçe seçimler kazanılacaktır. Parası olan, vakti olan ve fikri olan yönetimlerin kendilerini adadıkları bu dava Allahüteala'nın da yardımı ile sonu da hayrlı olacaktır.

Peki bugün için ne konuşalım? İl Başkanı Sayın Bülent Delican. Evet iyi niyetli ama çaresiz. Bir dünya da para harcadı hem de cebinden. Partiye bağlılığında şüphe yok. Yönetim içi değişikliklerle denemeleri de olmadı. Vekiller, genel merkez ve teşkilat üçgeninde sıkıştı kaldı. Kimseye de yaranamadı. Oysa o; genel başkanın temsilcisiydi. Söylemek istedi. Yutkundu. İzmir'in temsilcisi benim diyemedi. Çok basit; genel başkanımızın halkı arkasına alarak yaptığını, burada teşkilatı ve İzmirliyi arkasına almış olsaydı, vekiller ve teşkilat da ona tabi olurdu.

Peki hala fırsat var mı? Değer mi? Tabii ki, bunu genel başkan bilecek. Kararı o verecek. Disiplinsiz ordu, disiplinli tümen karşısında duramaz.

Bir başka sıkıntı da, İzmir için isim bulamamak. Şu ortam da, il başkana olacak olana acırım. Kasımpaşalı gibi İzmir'e de bir Eşrefpaşalı gerekli!

bu konuda daha fazla