medya sensin, paylaş!

Hamburg Almanya'nın Gezi'si mi?

Hamburg'da neler oluyor?

Hamburg’da Cumartesi sabah saat 07.00’den bu yana, 3 semt tehlikeli bölge ilan edildi. Bunlar turistlerin de en sık ziyaret ettiği yerlerden olan St Pauli, Strenschanze ve Altona’nın bir bölümü. Tehlikeli bölge uygulamasında polis, somut bir tehdit veya şüphe olmadan da sokakta kimlik kontrolü yapabiliyor, şüphelilerin üzerini ve yanındaki çanta ve eşyalarını kontrol edebiliyor. Ayrıca şüpheli gördüğü kişilere belli yerlerde toplanma, bekleme yasağı getirebiliyor ve ciddi bir tehdit görüyorsa da gözaltına alabiliyor.

Bu uygulama kapsamında 140 polis Cumartesi sabahından beri adı geçen bölgelerde kontroller yapıyor. İlk 24 saatin bilançosu; 263 kişi kontrol edilmiş, yaklaşık 70 kişiye de belli bölgelerde toplanma yasağı getirilmiş.

Neden Hamburg’da tansiyon bu kadar yükseldi?

Hamburg solcuların güçlü olduğu bir kent. Özellikle "Kara Blok“ diye bilinen radikal solcu gruplar, her yıl Hamburg’da 1 Mayıs‘ta şiddetli gösteriler yapar, araç yakar, polis ile sokak çatışmasına girer. Polis de bunu bildiği için kendini bu duruma hazırlar.

Yalnız son yıllarda Hamburg’da tansiyon daha da yükseldi. 2011 yılından beri “Occupy Wallstreet” eylemine parallel başlayan bir kalıcı “Occupy Hamburg” hareketi doğdu ve bu hareket pazartesi sabahına (06.01.2014) kadar kurduğu kampta kalıyordu. Bu sabah erken saatlerde polis bu kampı boşalttı. Direnen 15 kadar göstericiyi kamp dışına taşıdı. Boşaltma sırasında olay yaşanmadığı bildiriliyor. Occupy Hamburg solcuları biraz daha birbirine yakınlaştırdı ve küreselleşen dünyadaki gelir dağılımına öfkenin birleştiği nokta oldu ve sol muhalefeti güçlendirdi.

Hamburg’da tansiyonun yükselmesine neden olan diğer bir neden de solcuların işgal ettiği “Rota Flora” adlı kültür merkezi ile yoksulların kaldığı Esso Evleri diye bilinen konutların boşaltılması planı oldu. Solcular her ikisine de tepki gösterdi ve eylemler düzenledi.

Kentte gerginliğin tırmanmasındaki bir diğer neden ise Sosyal Demokratların iktidarda olduğu eyaletin göçmen politikasıydı. Lampedusa üzerinden gelen mültecilere yönelik kontroller arttırılınca solcular onlara destek amacıyla kampanya ve dayanışma gösterileri düzenlediler. Göçmenlere resmi mülteci statüsü verilmesini talep ettiler. Bu amaçla eylemlerini yoğunlaştırdılar. Hamburg eyalet yönetimi ise tam tersine göçmen politikasını sertleştirdi.

Bütün bu gerginlikler birleşince tansiyon yükseldi ve 21 Aralık 2013’te yaklaşık 8 bin solcu ki bunlardan 5 bine yakını radikal solcu, Hamburg’da eylem düzenledi. Göstertilerde 80 kadar polis yaralandı, 120 gösterici de geçici olarak gözaltına alındı. Büyük maddi hasar meydana geldi.

Henüz 21 Aralık’ın şoku atlatılamamışken geçen hafta da 30-40 kişilik maskeli bir grup Davidwache adlı karakolun önündeki polislere saldırdı ve 3’ü ağır çok sayıda güvenlik görevlisi yaralandı. Geçen hafta sonu ise „Tehlikeli Bölge“ uygulaması başlatıldı.

Tehlikeli bölge uygulaması Almanya’da özellikle uyuşturucu ile mücadelede de zaman zaman belli bölgelerde yürürlüğe konulmuştu, yani ilk değil ve OHAL de değil, ama bu uygulamalar genelde geçici süreliğine yapılıyor. Bu sefer ucu açık. Fark bu!

Polis şiddet kullanıyor mu?

Polis tazyikli su kullanıyor, zaman zaman da biber gazi, ama ciddi yaralanma olayları olmadığı belirtiliyor. Gösterilere TOMA gibi büyük araçlarla gidilmesini eleştirenlere ise polis sendikası, güvenlik güçlerinin amacının göstericilere saldırma, yaralama, korkutma ve sindirme olmadığını vurguluyor.

Neden basında geniş yer verilmiyor?

Gerilim, lokal sorunlardan kaynaklandığı için Almanya’nın tamamı Hamburg’da olanlarla çok da ilgilenmiyor. Olay ulusal medyada verilmekle birlikte öne çıkan „Hamburg’da eyalet hükümeti ve belediye ne hata yaptı da gerginlik böyle tırmandı?“ boyutu. Federal düzeyde tartışılan bir diğer boyutu da „Böylesi durumlarda tehlikeli bölge ilan edilmeli mi, edilmemeli mi?“

Hamburg’da olanlar ile Gezi arasında bağlantı kuran, kurmaya çalışanların bilmesi gereken iki nokta var; Birincisi Hamburg'daki gösterilerde merkezi hükümet ve eyalet hükümeti ve genel çizgileri hedef alınmıyor. Göstericilerin talepleri yukarıdaki somut talepler çerçevesinde yoğunlaşıyor. Bir diğer fark da eylemcilere geniş bir toplumsal destek yok. Aksine polisin hedef alınmasına halktan tepki büyük.

Bugün Hamburg Eyaleti İçişleri Komisyonu toplandı ve 21 Aralık eylemleri, polis müdahalesi ve tehlikeli bölge uygulaması tartışıldı. Üst düzey politikacı ve yetkililer ile emniyet görevlilerinin hazır bulunduğu toplantıya 100' den fazla vatandaş da katıldı.