medya sensin, paylaş!

​Habur’un Gazabı: Bir Şiirsel Adalet Hikayesi

“…12 yaşındaki kıza tecavüz etmeden hemen önce İslam Devleti savaşçısı durup, yapmak üzere olduğu şeyin neden günah olmadığını kıza açıkladı. Ona göre Kuran, İslam dışında bir dine inanan bu kıza tecavüz hakkını sadece onaylamakla kalmıyor, dahası teşvik ediyordu.

Kızın ellerini bağladı ve ağzını bir bezle tıkadı. Yatağın yanında secdeye varıp duasını tamamladıktan sonra kızın üzerine çıktı. İşi bittiğinde tekrar dua etti.

‘Ona canımın çok acıdığını söyledim, durmasını rica ettim’ diye anlattı küçük kız. Gövdesi yetişkin birinin iki eliyle belini kavrayabileceği kadar küçüktü. ‘Bana, İslam’ın ona inançsızlara tecavüz etme hakkı verdiğini, bana tecavüz ederek Allah’a daha yakınlaştığını söyledi’.”

Yukarıdaki satırlar New York Times’ta Rukmini Kallimachi’nin kaleminden. Makalede konu edilen bu çocuk yaştaki Ezidi kız, IŞİD’in Şengal’e saldırdığı 2014 yazında kaçırılan ve hala bu terör devletinin elinde cefa çeken binlerce Ezidi kadından yanlızca biri. Ve dahası ‘şanslı’ olanlarından sayılabilir çünkü 11 ay esaret altında yaşadıktan sonra kaçarak Irak’taki bir göçmen kampında ailesine ulaşabilmiş...

IŞİD Şengal’i ele geçirdiğinde yağmaya dayalı ekonomisi yeni bir kaynak bulmuştu: Seks köleleri. İslam Devleti 3 Ağustos 2014'te 'sabaya' dedikleri seks köleliği sistemini resmi olarak hayata geçirdi. Son derece ince elenip sıkı dokunmuş bir sistemdi bu – bir yanda tecavüzü yasallaştıran fetvalarla işin teolojik altyapısı kuruldu, öte yanda da kadınları ele geçirildikleri yerden taşıyan özel otobüsler, geçici konaklama mekanları olarak depolar ve incelenip pazara sürüldükleri ‘show room’larla lojistik altyapısı oluşturuldu.

Köle pazarlarına ulaştıklarında kadınların eşarpları çıkarılıyor, ‘show room’larda Müslüman erkeklerin beğenisine sunuluyordu. IŞİD aleminde geçerli olan Şeriat kurallarına göre kadının hamile olması halinde cinsel ilişki yasaktı. Bunun dışındaki her durumda, ki kadının çocuk yaşta olması da buna dahildi, eğer köle fiziksel olarak cinsel ilişkiye girebilecek durumdaysa tecavüz mubahtı. İngiliz gazetesi Daily Mail’ın ele geçirdiği fiyat çizelgesinde göre 40 yaş ve üzeri kadınların piyasa değeri yaklaşık 40 dolar iken 10-20 yaş arasında fiyat 114’a, 9 ve altında 150 dolara fırlıyordu.

Suriye’deki köle pazarlardan en bilineni ise Şeddadi adlı Irak sınırında bir kasaba idi. Habur çayının Batı kıyısında çorak bir ovada kurulmuş 15,000 nüfuslu bu çöl kasabası, Şengal’de ele geçirilmiş Ezidi kadınların Suriye’deki teröristlere pazarlandığı ana merkezdi.

İşte bu olağanüstü alçaklığın merkezi olan yer, geçtiğimiz hafta Arap, Süryani ve Kürtleri içeren SDF güçlerinin ABD’nin de desteğini alarak yürüttüğü 3 günlük bir operasyonla IŞİD’in elinden alındı. Operasyonda hemcinslerinin intikamini almaya kararlı YPJ mensubu Kürt kadınları ön cephede yeraldı.Onlarca terörist hayatını yitirirken, kalan kısmı da daha güneyde Deyra Zor ve Rakka’ya kaçarak canını zor kurtardı. Şeddadi’yle birlikte yanlızca bir köle pazarı değil, IŞİD’in önemli petrol kaynakları ve çifte başkentleri Musul ve Rakka’yı birleştiren önemli bir ikmal hattı da elinden alınmış oldu. ‘Terör örgütüne ağır darbe’ denilen şey tam olarak bu olmalı…

Bu başarılı operasyonun adı Wrath of Khabur yani Habur'un Gazabı’ydı. Bu ismin arkasında da bir hikaye var: Şeddadi seks kölesi pazarı olmasının yanısıra IŞİD'in Heseke bölgesindeki saldırılarının merkez üslerinden biriydi. Geçen sene Şubat ayında IŞİD buradan Habur çayı civarında yaşayan Hristiyan yerleşim bölgesine saldırıp çok sayıda Süryani sivili esir almıştı. Rojava’nın Süryani Hristiyanları ‘Süryani Habur Muhafızları’ adı altında silahlanıp bu operasyona katıldılar.

Tüm etnisite, mezhep ve dinlerden insanları kendisine katarak Suriye’de sessiz sedasız ilerleyen SDF, Şeddadi’nin özgürleştirerek tüm insanlığa bir zafer daha armağan etti. Bu armağan yanlızca taktik bir askeri başarıdan ibaret değil, Ortadoğu’da akıl ve vicdanın ölmediğinin de ispatı.

Twitter’da bir Amerikalı kadın gözlemci Şeddadi’nin, içinde Kürt-Ezidi kadınların da yeraldığı güçler tarafından düşürülmesine ‘poetic justice’ yani şiirsel adalet demiş. Katılıyorum. SDF güçlerini kutluyor, darısı IŞİD’in hala elinde kalan diğer yerlerin başına diyorum...