medya sensin, paylaş!

Gezi Direnişi Yıldönümü: "Kabataş Olayları"

Gezi direnişinde , Başbakanın yaptığı açıklamalardan en çok tepki çekeni “Kabataş Olayı”nın bugün yıl dönümü.Gezi direnişi boyunca yaşanan polis şiddetinin bir çok video fotoğraf ile kanıtı olsa da, Başbakan’ın "bu Cuma açıklayacağım" dediği Kabataş kayıtlarında olayın aslında iddia edildiği gibi yaşanmadığının ortaya çıkmasının üstünden tam bir sene geçti.

Kabataş Olayı neydi ?

Kabataş’ta ‘üzerleri çıplak, deri eldivenli‘ göstericilerin saldırısına uğradığını söyleyen bir kadın, iddia hakkında konuşan bir çok gazeteci,her konuşmasında "baş örtülü bacıma saldırdılar" diyen başbakan, olayın yaşandığı gün ki kamera kayıtları, adli tıp raporu.

Kabataşta ‘başörtülü kadına darp’ iddiasına dair açıklamalarıyla tepki çeken İsmet Berkan ve Balçiçek İlter konuyla ilgili köşelerinden görüş bildirmiş.Hatta Balçiçek İlter, olayda “madur” olduğunu iddia eden kadınla ropörtaj yapıp darp izlerini gördüğünü şu sözlerle anlatmıştı:

“Yaşadığı travmaya tanık oldum, konuşmasına, bana bakamayışına, olayı konuşurken bebeğini odada istemeyişine... Ellerini hiç bir yere koyamayışına... Geç gelen ama sonrasında hiç bitmeyen gözyaşlarına...
Kabuslarına, sütten kesilmesine değinmiyorum bile...
Ruhunda telafisi imkansız darbeler yaratmış bir şey yaşadı Zehra!
Hemen konuşamadı, neden sonra cesaretini topladı, ağzını açtı...
Başına gelmeyen kalmadı... “

“Ben cesur bir kadın tanıdım o gün...
Kalabalık bir grup tarafından darp edilen, tacize uğrayan, bebeği ve kendisi için ölümüne korkan, olur da şikayette bulunursa sokakta tekrar başına bir şey gelir mi kabusu gören...
Morluklarını da gördüm, ille de meraklıysanız, ama benim tanıklığıma ihtiyaç yok ki, raporu var zaten.

(yazıdan konunun bahsi geçtiği kısmı alınmıştır )

GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKMADAN ÖNCE KONUŞULANLAR

Başbakan Erdoğan :Gezi eylemleri sırasında sıkça tekrarladığı bu iddia için şöyle konuşmuştu:“Yaptıkları iş sadece vurup kırma. Kamunun binalarına saldırma, kamunun binalarını yakıp yıkma. Sivil vatandaşın, halkın araçlarını yakıp yıkma. Bununla kalmadılar. Benim başörtülü kızlarıma, başörtülü bacılarıma saldırdılar."

Mehmet Metiner: "İğrenç, namert saldırıların görüntüleri elimizde."

Eyüp Can : "Başbakan, Kabataş’ta iğrenç bir saldırıya maruz kalan genç anneyi başörtülü olduğu için miting meydanlarında daha bir hararetle savundu. Kemal Kılıçdaroğluise başörtüsünden dolayı adeta bu mağdur anneyi ispata çağırdı! Bir kadını sırf başörtülü olduğu için uğradığı tacizden dolayı ispata çağırmak ne demek? Başı açık olsa… Yine de “İspat et” der miydi Kemal Bey? Vicdanı olan herkes, o genç anneye yapılanları açıkça lanetliyor. O annenin yaşadıklarını anlamak için başörtülü olmak gerekmiyor . Azıcık insan, azıcık vicdan…"

Elif Çakır: Elimde 25 yaşında bakmaya kıyamayacağınız kadar masum, gencecik bir anne ve altı aylık bebeğinin fotoğrafıyla izliyorum olan biteni. Ve geceleri bir albasması gibi çöküyor üzerime, bağırıyorum bağırıyorum ama kimsecikler duymuyor, sonra sesimin çıkmadığını, çıkamadığını fark ediyorum. Yüreğimdeki o sıkışmışlık hissiyle, çaresizlik hissiyle günlerdir elimdeki o fotoğraf karesini, o annenin ve bebeğinin yaşadıklarını herkesin hepinizin gözünün içine sokup ‘Bu mu masumluğunuz? diyerek avazım çıktığı kadar bağırmak istedim… Ama sustum. Hepimiz sustuk. Ben ve olayı bilen bütün arkadaşlarımız tek kelime etmeden sustuk.”

KABATAŞ OLAYI’NIN MEDYAYA DÜŞEN VİDEO GÖRÜNTÜLERİ

Bu görüntülerin ardından konuşulanlar ise basında şu şekilde yer alıyor:

Balçiçek İlter :İddiaların ilk ortaya atıldığı dönemdeKabataş olaylarındaki Zehra Develioğlu ile röportaj yapmış olan İlter ise, görüntülerin yayınlanması sonrası Develioğlu’na ulaşamadığını yazdı. İlter Türkiye Gazetesindeki yazısında “Eğer bu görüntüler doğruysa ve gerçekten hiçbir darp, taciz olmadıysa… Ben kendi adıma, bir genç kadının hezeyanlarını sizlerle paylaştığım için özür dilerim. ‘’Yanıltıldım… Evet yanıldım’’ diye düşünüyorum o görüntüleri izleyince… Ama Zehra Develioğlu anlattıklarının arkasında… ‘’Yaşadım’’ diyor. “Adli Tıp’tan raporum, suç duyurum var’’ diyor.” ifadesini kullandı.

İsmet Berkan: " Görüntüye bakınca, insanların ne beklediklerini bilmiyorum. Ben de öyle bir kanaat oluşmuştu, taciz olduğuna yönelik o dönemde izlediğim zaman. Benim de öyle çok önemsediğim bir konu değildi açıkçası yani. Bu konuda ne yazı yazdım, ne haber yaptım, ne de twitter'da bir neşriyat yaptım, attığım bir kaç tiwitin dışında. Bu konuda da zaten hemen hemen hiç konuşmadım. Geçtiğimiz hafta bir televizyon programında, soruldu ve soru üzerine şimdi söylediklerimi söyledim. Çok kısaydı zaten görüntüler dedi."

ADLİ TIP RAPORUNDA YER ALAN İFADE:

5 Haziran 2013’te alınan sağlık raporunda Z.D. için sadece iki dizindeki hafif sıyrıkların bulunduğu ifadesi kullanılmış. Raporda, Z.D.’nin sağ diz üst kısmında 3 adet 1,5 cm çapında, iç alt kısmında bir adet 1 cm çapında, sol diz üst dış kısmında bir adet 1,5 cm çapında koyu mor renkli ekimozlar olduğu kaydediliyor. Ardından şöyle deniliyor: “Sonuç: Kişide yumuşak doku lezyonlarına neden olan yaralanmasının; 1- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, 2- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, 3- Kişide kemik kırığı tarif edilmediği kanaatini bildirir rapordur.”

Kabataş'ta yaşandığı iddia edilen saldırının üzerinden bir sene geçti,olayların en yoğun yaşandığı belki de en çok sağduyuya ihtiyaç duyulan bir dönemde bu söylemlerin ortaya çıkması ve ardından görüntülerde iddia edildiği gibi bir olayın yaşanmaması mizah dergilerine de konu oldu işte örnekler :


Haber Derleme:Derya Akduvar

Röportaj içerikleri: Radikal