medya sensin, paylaş!

Dikkatli ve uyanık olma zamanı...

NECDET BULUZ

Bölgemizde savaş rüzgârları esiyor. İki süper güç karşı karşıya ve neredeyse savaş koptu kopacak. Bu satırlar yazılırken savaş tamtamları çalıyordu. Akdeniz’de savaş gemileri kaynamaya başlamıştı. Tehditler ard arda uçmaya başladı ve savaş naraları piyasaları da vurmaya başladı.

Kafalardaki soru:

Duma’da yaşanan kimyasal saldırıyı fırsata çevirmeye çalışan, ABD, İngiltere, Fransa Suudi Arabistan ile Ürdün, acaba 11 Ocak 2018 tarihinde yaptıkları gizli toplantıda alınan kararları hayata geçirmek için harekete mi geçti? Hedeflerinde Astana üçlüsü mü var?

Geçmişe bir bakalım:

11 Ocak 2018 tarihinde ABD, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün arasında gerçekleşen gizli toplantıda Ortadoğu ve Suriye’nin kaderini değiştirmeyi hedefleyen kararların alındığında artık sürecin birçok ülkeler için eskisi gibi olmayacağını görülmüşü. Bu ülkeler, Ortadoğu ve Suriye sahasında inisiyatifi ele almayı amaçlayan stratejileri masaya yatırdılar ve hedefleri belirlediler. İttifak’ın hedefinde başta Rusya ve İran var.

Peki, bu tabloda Türkiye’nin konumu nedir?

Suriye’de PKK/YPG üzerinden saha genişleten ve enerji koridorlarını ele geçiren ABD’nin, Türkiye’nin karşı hamleyle İdlip, El Bab ve son olarak Afrin’de kontrolü sağlamasıyla tüm planlarının alt-üst olduğunu daha önce yazdığımız bir yazıda dile getirmiştik.

Türkiye’nin sahada gittikçe inisiyatif almasından rahatsız olan İngiltere ve Fransa’da, Amerika’nın yanında yer alarak Türkiye’nin önüne kesmeyi amaçlıyor. Hedeflerinde Astana mütabakatı’nı işlevsiz kılıp Türkiye’nin Rusya ve İran’la yaptığı taktiksel işbirliğini sabote etmek var. Bu stratejileri için elverişli bir bahaneye ihtiyaç duyan ittifak, aradıklarını Duma’da bulmuş oldular.

Bunun anlamı şudur:

Amerika ve müttefikleri bir bahane arıyorlardı, şimdi bunu ele geçirmiş oldular.

Çünkü Duma’da yaşanan kimyasal saldırının nasıl ve kimler tarafından yapıldığı henüz netleşmedi. BU konuda çok çelişkili açıklamalar var. Herkes birbirini suçluyor. Bu konunun netleşmesi ve yapanların ortaya çıkarılması gerekiyor.

Türkiye’de de hedefte olabilir mi?

Yaşanmakta olan bu ortamda gelişmelerin sadece İran ve Rusya ekseninde ilerlemeyeceği, Türkiye’nin de hedef tahtasında olacağını da görmek gerekiyor.

Afrin operasyonu ile terör koridoru tezgâhını bozan ve ABD’nin PKK/YPG üzerinden işletmek isteği enerji stratejisine sekte vuran Türkiye, sadece Pentagon’un değil, Avrupa’nın da canını hayli sıkmaya başladı. AB’den son günlerde gelen açıklamalar da bunu ortaya koyuyor.

Bu noktada Türkiye, Suriye sahasında aldığı taktiksel pozisyonunda ısrarcı olursa, Ambargo ve benzeri yaptırımlar Ankara için de uygulanabilir.

Bize göre dış güçlerin taktiği şöyle:

Astana süreci sekteye uğratılabilirse, Türkiye bölgede yeniden yalnızlaştırılıp ABD ve müttefiklerinin dayatmalarına mecbur edilecek. Bu karmaşık denklemde Türkiye’nin kurulan tuzaklara karşı uyanık olması gerektiğini görmekteyiz. Sıkıntılı ve çok zor bir dönemeçten geçmekteyiz.

Rusya-ABD geriliminde bir NATO üyesi olarak Türkiye, yürüttüğü denge politikasında akılcı ve doğru bir yol izlemesi artık kaçınılmazdır.

Ancak Ankara, sahada elde ettiği kazanımları kaybetmemek için Rusya ve İran ile başlayan işbirliği sürecine çıkarlarına uygun olacak şekilde sadık kalması da söz konusu. Bu da NATO ülkesi olan Türkiye’nin iki blok arasında sıkışıp kalması anlamına geliyor ki bunun sonuçlarının da iyi hesap edilmesi gerekiyor.

Bölgedeki karışıklı, savaş ortamı Türkiye’yi her açıdan vurabilir.

Ekonomimiz ve turizmimiz bundan önemli ölçüde etkilenir.

Sınır boylarımızdaki terör örgütleri ile yaşanan sıkıntılar yeniden eski konumuna dönebilir.

Müttefik olarak gördüğümüz ülkeler ile aramızda daha da derin çukurlar açılabilir. Amerika ve Batı ile olan ilişkilerimiz her açıdan zarar görür.

Özetle, nereden bakılacak olursa olsun, çıkabilecek savaşın ne kadar dışında kalırsak kalalım, böyle bir ortamda her konuda derinden etkilenebileceğimizi gözlerden uzak tutmamalıyız.

Onun için yazımızın başlığına aldığımız “Dikkatli ve uyanık olma zamanı ” nı bu nedenle önemsiyoruz.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdetbuluz

bu konuda daha fazla