medya sensin, paylaş!

Cinayeti hepimiz gördük...

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve öğretim üyelerinin Soma ile dayanışmak için kurdukları Boğaziçi Soma Dayanışması’nın 24-25 Ekim’de düzenlediği ‘’Soma’yı Hatırlamak: Hakikat, Adalet ve Mücadele’’ sempozyumunun ikinci gününe Soma ve Kınık’tan gelen işçilerin ve ailelerinin 13 Mayıs faciasına dair tanıklıkları damgasını vurdu.

Facia adım adım geldi; şirket uyarılara kulak asmadı

Makine Mühendisliği öğretim üyesi Nuri Ersoy’un hazırladığı, bugün (25 Ekim) gerçekleştirilen ‘’İşleneceğini Herkesin Bildiği Bir Cinayet Öyküsü’’ başlıklı sunumda söz alan maden işçisi Serkan Çaylak, 13 Mayıs faciası öncesinde ocakta ciddi güvenlik sorunları olduğunu; yapılan tüm uyarılara rağmen şirket yetkililerinin bu uyarıları dikkate almadığını belirtti. Yangını duyar duymaz madenci arkadaşlarını kurtarmaya gittiklerini anlatan Çaylak, ‘’Hiç birimizde oksijen maskesi yoktu. Bu yüzden kimse ocağa giremedi. Oksijen maskeleri başka bir ocaktan getirildi. Girdiğimizde ölmüş olan arkadaşlarımızı gördük ama canlı birilerine ulaşmayı hedeflediğimizden yolumuzun üstündeki ölüleri kaldırarak ilerlemeye çalıştık. AFAD veya itfaiye gibi ocağı hiç bilmeyen ekiplerin değil; bizim gibi madencilerin kurtarma çalışmasında yer alması gerekirdi. Ama kurtarma çalışmalarında AFAD kahraman gibi sunuldu. Bu da biz madencileri çok rahatsız etti’’ diye konuştu.

Çaylak, kurtarma faaliyetleri sırasında bir polis memuru ile arasında geçen diyaloğu şöyle anlattı: ‘’Polis bana ‘’Madende koşullar bu kadar kötüydü neden şimdiye kadar itiraz etmediniz?’’ diye sordu. Ben de ona baktım ve dedim ki ; ‘’Sen şimdi burada ne amaçla bulunuyorsun?’’. Polis bana ’Olay çıkarsa müdahale etmek için’’ cevabını verdi. Orada yakınlarını kaybetmiş insanlara gerekirse dayak atması, şiddet kullanması gerekecekti. ‘’Sen bir devlet memuru olarak verilen emre karşı çıkamıyorken biz özel sektörde çalışan isci olarak nasıl karşı çıkalım’’ dedim ona, karşılıklı gülüştük’’.

Maden işçisi Ahmet Metan ise faciadan hemen sonra ocak içinde havanın ters çevrilmesinden sorumlu olan ve bu görevi yerine getirmeyen mühendisin şirkette iş güvenliği müdürlüğüne terfi ettirildiğini belirterek ‘’Biz bir sömürü düzeni içinde ezildik, sırtımızda bir kırbacımız eksik’’ diye konuştu.

Dul kadınlara yönelen toplum baskısı


Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyumun atölye çalışmalarına katılan Toplumsal Dayanışma için Psikologlar Derneği’nden Büşra Yalçınöz ise, Soma’da eşini kaybeden kadınların çok ağır bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldıklarına değindi. Soma’da dul bir kadın olmanın yaşamdan soyutlanmak demek olduğuna dikkat çeken Yalçınöz, ‘’Kadınlar çarşıya bile çıkamıyorlar. Parayı buldu, kocasını unuttu gibi yorumlar yapılıyor. Bu nedenle bu kadınlar herkesten daha fazla yalnız hissediyorlar. Böyle bir toplumsal bölünme dayanışmayı da zayıflatıyor. Bu nedenle psikologlar olarak bizim görevimiz oraya ‘’yardım eli uzatmak’’ değil; dayanışma için mücadele vermek’’ diye konuştu.

Soma’da aktivist olmak saldırılara maruz kalmak demek


Kınıklı madenci eşi Nevin Özdemir ise Kınık’taki gençler arasında son aylarda Bonzai kullanımının arttığını söyledi. Özdemir,  uyuşturucu maddeleri Soma’yla dayanışmaya gelen gençlerin getirdiği gibi yanlış bir havanın oluşturulmaya çalışıldığına dikkat çekerek, bunun doğru olmadığını belirtti ve ‘’Gençlerimizin üzerinden elinizi çekin’’ dedi.

Somalı öğretmen, aktivist Ayşegül Ersoy ise 13 Mayıs’ı izleyen günlerde Soma’da gerçekleştirilen protesto eylemlerinde defalarca polisin saldırılarına maruz kaldıklarını anlatarak Somalıların TOMA ile tanıştığını; bu saldırıların şimdi de Yırca köyünde zeytinlerini korumaya çalışan köylülere yöneldiğini anlattı.

Sempozyuma katılan milletvekili Özgür Özel de Soma’daki madenlerde hala bir Acil Eylem Planı olmadığına dikkat çekerek ‘’ Soma'da devlet ağlayan çocuklara, annelere para vererek onları susturmaya çalıştı. Bu da başka travmalara neden oldu. Örneğin, madenci eşlerinin aldığı paralardan dolayı eşlerinin aileleri memleketlerine dönmelerine izin vermiyor’’ diye konuştu.