medya sensin, paylaş!

Avukat Eren Keskin: Cinsel Suçlarda Cezasızlık var

Uluslararası Cezasızlığa Karşı Mücadele Haftası kapsamında Düşünce Suç(!?)una Karşı Girişim ile İstanbul Bilgi Üniversitesi 23 Kasım 2013 günü "Cezasızlığa Son" başlıklı bir etkinlik düzenledi. IFEX adlı uluslararası çatı örgütünün bu vesile ile düzenlediği kampanyadaki 5 örnekten biri olan Eren Keskin için yapılan kampanyaya 25 ülkeden 110 imzayı taşıyan bir dilekçe Başbakan Erdoğan’a yollandı.

Etkinliğin açılışında bir konuşma yapan Prof. Dr. Turgut Tarhanlı, cezanın ölçülü, adilane ve öngörülen mağduriyetle bağdaşır olması gerektiğini söylerken, bu sistem işletilmediği durumda denklemin dışında kendine yol arayacak durumların ortaya çıkacağını kaydetti. Human Rights Watch Türkiye Raportörü Emma Sinclair Webb ise işkence vakaları, polislerin serbest bırakılması ve iş kazaları gibi konuların cezasızlık konusu olarak sayılabileceğini söyledi.

Açılış konuşmalarının ardından etkinliğin ilk bölümünde çeşitli alanlar üzerinde cezasız kalan suçlar anlatıldı.

2009 yılında polis tarafından öldürülen Baran Tursun'un babası Mehmet Dursun, katilin kapılarına gelerek oğlunun trafik kazası geçirdiğini söylediğini aktaran Tursun, "Türkiye'de oğlunun katiline teşekkür eden tek babayım" diyerek, daha sonra katillere yönelik devam eden cezasızlık yüzünden, adalet talep eden insanların acizleşerek, adaletten umudu keseceklerini ve arayışlarını bireysel olarak devam ettirebileceklerini, bunun ise kan davalarına sebep olacağına dikkat çekti.

MLKP davası kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırılan Füsun Erdoğan’ın avukatı Ali Sarısoy, "Dava kapsamında polis hem Füsun Erdoğan'ı Nazilli'nin Ocaklı köyünde MLKP'nin 4. kongresinde yakaladığını hem de 3 ay önceden fiziki takip tutanaklarıyla Füsun Erdoğan'ın o eve girdiğinin görülmediğini söylüyor” diyerek davayı kendisinin de şaşkınlık ve korkuyla izlediğini kaydetti.

Haziran ayaklanmasında Eskişehir'de polis ve sivil kişilerce katledilen Ali İsmail Korkmaz davasına yönelik tanıklıklarını anlatan gazeteci İsmail Saymaz ise "Ali İsmail Korkmaz davası mağdurların bir kez daha mağdur, sanıkların bir kez daha güçlendiği bir dava olacaktır" şeklinde konuştu.

"LGBT'lere yönelik suçlar ve cezasızlık" konusunda konuşan Ebru Kırancı; yakın zamanda seks işçiliği yapan Didem adındaki arkadaşının boğazı kesilerek bütün parasının gasp edildiğini ve karakola yaptığı şikayetin önce dikkate alınmadığını söyledikten sonra, konuşmasını "Korkuyoruz, gerçekten ben de korkuyorum" diyerek bitirdi.

"Cinsel Suçlarda Cezasızlık" konusunda N.Ç. konusunda tanıklığını anlatan Av. Eren Keskin, kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüzün belgelendirilmesindeki zorluklara dikkat çekti. Adli Tıp Kurumu raporunun zorunlu olduğunu belirten Keskin, ancak kurumun devlet görevlileri ile ilgili bağımsız ve tarafsız raporlar vermediğine işaret etti. Keskin, "ATK, siyasi iradeden bağımsız bir kurum değil. Bu bir devlet politikası. Bu politika değişmediği sürece bu mağduriyetler devam edecek" diye konuştu.

Etkinlikte Er Utku Kalı davası da konuşuldu. Kalı'nın ablası ve avukatı Ceren Kalı, etkinlikte yaptığı konuşmada, kardeşinin 3 belgeye dayanarak tutuklandığını söyledi. Er Kalı'nın suçlandığı davalar çok hızlı ilerlerken, mağduriyetleriyle ilgili yaptıkları suç duyurularında hiçbir gelişme olmadığını belirten Av. Ceren Kalı, devletin 52 kişinin peşine düşmediğini, ancak masum bir erin peşine düştüğünü söyledi.

Çocuklara yönelik suçlarda cezasızlık konusunda, anne ve babası tarafından istismar edilen H. örneği aktarıldı. Konuyla ilgili tanıklığını anlatan H'nin avukatı Selmin Cansu Demir, çocuğu korumakla yükümlü olan devletin yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek, bunun sebebini "çocuklar hak sahibi bireyler olarak görülmüyor" şeklinde açıkladı.

"Kürtlere yönelik suçlarda cezasızlık" başlığında Bolu Ekspress Gazetesi'nin kapatılan DTP yöneticilerini ve Selahattin Demirtaş’I hedef gösteren haberine yer verildi. Konuyla ilgili yapılan yasal mücadelede, iç hukuk yolları tükenince AİHM'e başvuru yapıldığı kaydedildi.

Konferansın Medya Paneli’nde ise, Bianet’ten Erol Önderoğlu’nun moderatörlüğünde TV Net adına Ümit Sönmez, Milliyet’ten ise Gökçer Tahincioğlu kamuda öne çıkan davalardan örneklerle farklı açılardan Cezasızlık konusunda medyanın etkilerini değerlendirdi.

Pınar Selek davası

Etkinliğin üçüncü bölümünde, ilk olarak Mısır Çarşısı patlaması nedeniyle müebbet hapis cezasına çarptırılan Pınar Selek'in kardeşi Av. Seyda Selek konuştu. Patlamanın gaz kaçağından kaynaklandığı yönündeki bilirkişi raporu olduğunu belirten Selek, "Bombaya dair bulgu bulunmaması bu olayın bomba olmadığı anlamına gelmez" denildiğini, mahkeme başkanının izinli olduğu bir duruşmada yeni heyetin bu raporu dikkate alarak beraat kararından vazgeçtiğini ve mahkemenin müebbet hapis cezası verdiğini hatırlattı. Av. Seyda Selek, "Bu saatten sonra adalet talebim yok. 16. seneye girdik. Artık geçmiş olsun ama artık yeni mağduriyetler olmasın” diye konuştu.

Davası 5 yıl sonra hiçbir örgüt bulamadan sonuçlanan Hrant Dink cinayeti konusunda konuşan Av. Cem Halavurt, dava sonucunun dünyada eşi benzeri görülmemiş bir cezasızlık olayı olduğunu ifade etti ve ekledi: "Siyasi cinayetlerin cezasız kalabileceği gerçeği, toplum hafızasına bir kez daha kazınmıştır"

Etkinlikte gündeme getirilen bir diğer olay, Prof. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Baskın Oran'ın 2004 yılında hazırladığı Azınlık Raporu oldu. Raporun açıklanmasının ardından, hükümet yetkililerinden gazetelere kadar hedef gösterilen Kaboğlu ve Oran hakkında 301. madde ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik"ten dava açıldı.

Mahkeme, davayı düşürürken, Kaboğlu ve Oran "Ya beraat etmeliyiz ya da mahkum olmalıyız" diyerek Yargıtay'a başvurdu. Kaboğlu ve Oran'ın, kendilerini hedef gösteren, hakaret ve tehdit eden gazeteci, sendikacı ve politikacılar hakkında yaptığı suç duyuruları ise sonuçsuz kaldı. Oran, mahkemelerin yaptıkları başvuruları "Zora başvurmadığı sürece eleştirilere katlanmak zorundadır", "Tepki eleştiri hudutları içindedir", "kamu yararı", "rapora yönelik düşünce açıklaması" gibi gerekçelerle bütün başvuruları reddettiğini aktardı.