medya sensin, paylaş!

Kürtler, Karşılaştırmalı Rojava Anayasası ve Kobane

Kürtler, Karşılaştırmalı Rojava Anayasasi ve Kobane

By

Erin McGrath, Pittsburgh Üniversitesi

Bütün dünya Türkiye ­ Suriye sınırındaki Kobane’de gelişmekte olan savaşı izliyor fakat önemli gerçekler medya tarafından pek dile getirilmiyor. Silahlı terör örgütü İŞİD’in Irak ve Suriye’de halifeliği ilan etmesi için sürdürdüğü savaşın en son devam etiği yer Kobane. Birçok gözlemci bu olayların karşılaştırmalı anayasa hukuku ile ilgili olduğundan habersiz; ama demokratik anayasa bu çatışmanın en önemli unsurunu oluşturuyor.

Kobane’deki mücadelenin kaybedilmesi sadece terörist bir grup tarafından kazanılmış bir zafer olmayacak. Diğer devletlerin müdahale seçimleri fazlasıyla karışık ama uzun vadede meydana gelecek gelişmeler sadece kaybedilmiş bir savaşın sonucu olmayacak aynı zamanda bu devletlerin ataleti ve ilgisizliği nedeniyle meydana gelmiş bir kayıp olacak. Demokrasi savunucuların bugün Kobane’yi desteklememeleri kötülüğün sıradanlığına benziyor. Bütüncül bir bakış açısına riayet etmenin ötesinde, biz savaşın duygusallaştırılmasından ötürü körleşmişiz (medyanın odak noktası olan sakallı teröristler, rehinelerin kafalarının kesilme görüntüleri, Kürt kadın savaşçıları ve cihatçı gelin resimleri yüzünden). Bütün garipliklere rağmen Kobane’de yükselen anayasa bazlı demokratik yönetimin desteklenmemesi hiçbir şekilde açıklanamaz. Ama onların anayasası “seksi” değil ve belediye toplantıları da “olta” haberlerden oluşmuyor.

Irak ve Suriye’deki Kürt bölgelerinde meydana politik şiddet en son gelişen acımasız saldırının çok öncesinde de vardı. Sevr Antlaşmasında vaad edilen fakat Lozan Antlaşması’nda iptal edilen bağımsız Kürdistan fikrinden beridir Kürtler hep bir vatan peşinde. Onların başkaldırıları her zaman şiddetle karşılandı. Bir yüzyıl sonra Kobane’ de örneklendirilen Kürt polilik organizasyonu Ortadoğu demokrasinin nasıl olabileceği hakkında fikir veren birkaç bağımsız hareketten bir tanesi. Kuzey Irak ve Kuzey Suriye’deki azınlıklar içerisinde demokratik yönetimi benimseyen tek bir grup var, o da Kürtler.

Irak ve Suriye’deki işleyen yönetimlerin boşluğunda Kürtler kendi yönetim birimlerini oluşturdu. Irak federasyonunda Kuzey Irak’taki bağımsız Kürt bölgesi, Bölgesel Kürt Yönetimi tarafından yönetiliyor. Geçen birkaç ay içinde İŞİD, Musul da dahil olmak üzere birtakım bölgeler üzerinde kontrol sağladı. İŞİD birkaç aydır Suriye’de Rojava’nın bağımsız bölgeleri olan Kürt bölgelerinde sınırda (Rojava Kürtçe’de batı anlamına geliyor ve Batı Kürdistan anlamında kullanılıyor). 2013’te bölgedeki nüfus kendi kararıyla Kuzey Suriye’nin Rojava bölgesinde bağımsız bir politik yapı oluşturdu.

Irak Federal Hükümeti, Kürdistan Bölgesel Yönetimi, Suriye Devleti ve Rojava’nın özerk bölgesi kendi anayasa tercihlerini açıkladırlar ve her biri milli kimliğini, yönetim ilkelerini, ve yönetim yapısını ilan etti. Ben her birinin tarihini inceleyip anayasalarının analizini yapıp esas kitabın altında yatan özellikleri, yapıları ve ilişkileri anlamaya çalıştım.

Suriye ve Irak Anayasaları

Suriye Anayasası diktatörlüğün otoriter takım çantasındaki muhteşem bir silah. Şu anki Cumhurbaşkanı Beşer Esad’ın babası 1970 yılında askeri bir milita ile yönetimi ele geçirdi ve Baas Partisi’nin yetkisini devlet ve toplum üzerinde tutan 8. Maddeyi içeren 1973 Anayasası’nı hazırladı. Oğlu Beşer Esad’ın 2000 yılında iktidara gelebilmesi için cumhurbaşkanı yaş sınırını anayasada değiştirdi.

Suriye’deki isyan başlayınca Esad bir komisyon toplayıp anayasayı düzeltmesi için emir verdi ve 8. madde anayasadan çıkartıldı. Bu değişim sözde 2012’deki referandumda halk tarafından kabul edilmişti. Fakat bu son değişiklikler pratikte hiçbir şey değiştirmedi. Kağıtta cumhurbaşkanının birkaç aday arasında gerçekleşecek yarış ile direkt atanması öngörülen çok partili parlamenter sistem öngörülüyor. Fakat Baas Partisi hayatın her alanını kontrol altına almaya devam ediyor buna ordu da dahil. Politik muhaliflik söz konusu değil çünkü muhalifler öldürülüyor veya milli hassasiyetleri zayıflatmak bahanesiyle hapis cezasına çarptırılabiliyor.

Irak Anayasası 2005’te geçici bir anayasa olarak hazırlanıp kalıcı hale gelen ve Amerika Devleti tarafından yönetilen koalisyonun işgali sonrasında acele ile hazırlanmış bir anayasa. Bu anayasa taslağı hazırlık aşaması çok tartışıldı çünkü bir sonraki hükümete değiştirme şansı verilinceye kadar Sünniler bu anayasaya destek vermediler, ki bu değişim hiç gerçekleşmedi.

Bu anayasa şu anda Irak’taki azınlıkların arasındaki düzeltilemez fay hattının önemli bir sebebini oluşturuyor. Anayasa İslam’a dayalı, gevşek bir federal yapıya sahip yarı başkanlık sistemini yarattı. Irak Anayasası hem üstün bir rol oynuyor çünkü bölgesel yasalar anayasa ile çelişemez hem de kurtarıcı bir rol oynuyor çünkü anayasada belirtilmemiş her şey bölgesel yönetimlerin inisiyatifine kalıyor.

Irak Kürdistanı’nın Anayasa Taslağı ve Rojava Kantonlarının Sosyal Antlaşması

Kendisi için kabul edilen federal özerklik çerçevesinde, Bölgesel Kürt Yönetimi katılımcı bir komisyon oluşturup kendi bölgesel anayasasının taslağını 2009’da oluşturdu. Kürdistan Bölgesel Yönetimi taslağı kabul etti, ama henüz referanduma koymadı çünkü petrol ve gaz rezervleri ve bölgenin arazisi ile ilgili olan kısımları nedeniyle taslak Irak anayasasıyla çelişiyor.

Kürt Bölgesel Yönetiminin anayasası kendi kaderini tayin etmeyi öngörüyor. Bu anayasa Kürdistan Bölgesi’nin anayasasının ve yasalarının diğer federal yasalara göre daha bağımsız ve daha üstün olduğunu belirtiyor. Bu anayasa aynı zamanda hukuksal bir mesele olduğu zaman Kürt mahkemelerinin Kürt yasalarını takip etmesini öngörüyor. Bunun dışında, Irak Hükümeti’nin federal modeli terk etmesi halinde ya da anayasal prensipleri ve insan haklarını göz ardı etmesi takdirinde Irak federasyonundan muaf kalmayı benimsiyor.

Rojava’nın Sosyal Antlaşması Suriye’de gerçekleşecek olan federal yönetim için bir model oluşturuyor. Rojava Anayasa’nı Kasım 2013’te oluşturuldu ve bölge çapında halk tarafından direkt seçilen bir meclis oluşturuldu. Rojava üç kantondan oluşuyor: Afrin, Cizre ve Kobane. Cizre Kürt, Arap, Süryani, Çeçen, Ermeni, Müslüman, Hristiyan, ve Ezidi topluluklarının meydana getirdiği etnik ve dini çeşitliliği olan bir bölge . Çok istisnai olan bir şekilde, bu sosyal antlaşma Suriye anayasasını baz alarak Suriye’yi ‘özgür, hakim ve parlamenter sisteme dayalı, özerklik ve çoğulculuk esasına dayalı demokratikbir devlet’ olması gerektiği şekilde tanımlıyor.

Rojava’nın oluşum aşamasında içinde bulunduğu şartlar hem ilham verici hem de ilerici. Graeber bugünkü haliyle Rojava Bağımsız Bölgesi’nin Suriye trajedisinin birkaç parlak sonuçlarından bir tanesi olduğunu dile getiriyor. Neredeyse bütün komşularının düşmanlığı ile karşı karşıya kalan Rojava sadece bağımsızlığını korumuyor aynı zamanda çok dikkate değer bir demokratik deney uyguluyor. Belediye meclisleri bir Kürt, bir Arap, bir Süryani, bir Ermeni, ve en az bir kadın olacak şekilde cinsiyet ve etnik kökene bağlı bir denge içinde seçiliyor.

Her ne kadar bu sosyal antlaşma özünde ilerici olsa da, himayesinde gelişen insan hakları ihlallerinin de bahsedilmesi gerek. İnsan Hakları Örgütü Kürtlerin sosyal antlaşmayı değiştirmelerini tavsiye etti ve birkaç prensibin gerekliliğinden bahsetti. Bunlar rastgele hapsin yasaklanması, hukuki gözden geçirilme hakkı ve kriminal işlemlerde avukat edinme hakkı.

Anayasal Dökümanların Konu Modellemesi

Konu modellemesi bütünün içindeki konuları ve parçaları hızlı ve deneyimsel açıdan görebilmek için kullanılan bir model. 40.000 kelimeden oluşan küçük yasa üç temel konuya ayrıldı ve bunlar da resmi devlet ve Kürt yazıları olarak ayrıldı.

Temelde Kürtler azınlık halkları (Hristiyan, Ermeni ve Süryani), onların tanınması ve haklarını (kendi kendini tayin etme, yetkilendirme, arz gibi kelimeler)kullanıyor. Kürtler aynı zamanda yerel yönetim sözcüklerini (belediyeler) de kullanıyor ve resmi devlet anayasası federal ve milli terimler de kullanıyor (referandum, cumhurbaşkanı, konuşmacı, sınırlar).

Sonuç olarak, Rojava’daki demokratik politik örgütlenme dikkate değer. Birçok kimse onun varlığından haberdar değil. Yani birçok kimse Kobane’nin yıkılması sadece hayat kaybı ve mülk kaybı değil aynı zamanda tutucu İslamizmin, belirsizlik, şiddet, kaynaksızlık, ve çok farklı etnik ve dini köken farklılıkları altında oluşturulan bu anayasal oluşumunun üzerinde bir başarı elde etmesine neden olacak. Bölünme ve domine etmenin aksine Kobane’deki Kürtler çoğulcu parlamentoyu destekliyor (yanlış adımlarla atılmış olmayan) ve bölgede yaygın olan ve belirli bir grubun dini, ideolojik, etnik azınlıkların üzerinde baskı kurmayı sağlayan anayasaları da reddediyor.

Kürt grupların Rojava’daki bütün gerçek dışılıklara karşı demokratik oluşum yaratmaya çalışması gitgide otoriterleşen ve toleransız olan bölgenin karanlığında bir ışık gibi parlıyor.

Yazının İngilizcesine şu linkten ulaşabilirsiniz: http://www.iconnectblog.com/2014/11/against-all-od...

Önerilmiş referans belirtme şekli:

Erin McGrath, Against All Odds: The Kurds, Comparative Constitutionalism and Kobane , Int’l J. Const. L. Blog, Nov. 14, 2014, available at : http://www.iconnectblog.com/2014/11/against-all-od...