medya sensin, paylaş!

BİSİKLETE YOL GÖSTERİN

BİSİKLETE YOL GÖSTERİN

Türkiye’de bir binek aracı olarak kabul görmeyen bisiklet artan motorlu araçların da etkisiyle yol hakkını kaybediyor.

Trafikte bir çok sorunla karşı karşıya gelen bisiklet sürücüleri, diğer taşıtlar kadar yol hakkına sahip olmayı bekliyor. Motorlu araçlar için sorun teşkil etmeyen kasisler, çukurlar ve kötü yol yamaları bisikletliler için hayati önem taşıyor. Bunun yanı sıra bisiklet için trafikte ayrılmış bir alan ya da sürücülerin fark etmesini sağlayacak doğru uyarı ve işaretlemelerin yokluğu da sıkıntıyı biraz daha büyütüyor.

Bir hobi olarak görülen bisiklet, aslında çevreci bir ulaşım aracı. Hobi olmaktan öteye geçememesinin başlıca sebepleri olarak yolların güvensizliği, altyapı problemleri, devlet teşviğinin eksikliği , tembellik ve hız merakı gösterilebilir.

Yapılmaya başlanan bisiklet yolları, yollara yerleştirilen uyarı ekranları ve en önemlisi metroya bisikletle girebilme imkanı önemli gelişmeler ancak yeterli değil. Bisikletlilerin daha görünür olması için en büyük payda belediye çalışmaları ve hizmet alanlarından geçiyor.

Bisiklet sürücülerinin yaşadığı sıkıntıları dile getiren Ege Üniversitesi Bisiklet Topluluğu (EBİT) Başkanı Soner Aslan, “Trafikte sık karşılaşılan büyük aracın küçük aracı taciz etmesi olayı, ya da erkek şoförün kadın şoföre tacizi gibi olayların tamamı bisikletliler için de geçerli demek yanlış olmaz. Özellikle sürüş esnasında yolun durumundan bağımsız olarak çok yakın geçen araçlardan tutun da acı kornalarını son sınırına kadar öttüren araç sahipleri bisiklet sürücülerini fazlasıyla tedirgin eden şeyler. Bu korna meselesi bazen dikkat çekmek, haber vermek ya da ritmik şekilde bisikletli bir grubu görmenin heyecanını yansıtan iyi niyetli bir eylem gibi görünse de yine de bisiklet süreni oldukça tedirgin eden sebeplerden bazıları. Dört tarafı kapalı güvenli bir aracın yanında bisiklet daha basit ve sürücünün hem motoru hem de kaportası olduğu bir araç. Dolayısıyla burada araçların daha özenli davranması istenilen bir şey. Yolların kalitesi de trafikte bisikletlilerin yaşadığı sıkıntılardan bazıları. Hatta bu konu sadece bisiklet değil bütün iki tekerlekli araçların ortak sıkıntısı.” dedi.

“BİSİKLET KARNE HEDİYESİNDEN İBARET”

Toplumumuzda bisikletin bir karne hediyesi olarak görüldüğünü ifade eden Aslan, “Zaten trafiğe çıktığımızda yaşanan sorunların alt metinini başta bu ve türevi düşünceler oluşturmakta. Bir ulaşım seçeneği olarak görülmemesinin başka pek çok nedenleri var tabii. Öncelik motorlu araçların bizi görmezden gelmesine ve çocuklara hediye olarak verilmesine ait” diye belirtti.

“ 'NE İŞİNİZ VAR BURDA?' BAKIŞLARINA MARUZ KALIYORUZ”

“Trafikte grup sürüşü için bile olsa çok fazla tacize ve ne işiniz var sizin burda bakışlarına maruz kalıyoruz” diyen Soner Aslan, “Eğer bir hak ihlali sayılırsa görmezden gelinmek bunların en kötüsü diyebilirim. Kendi yolunuzdan kuralların size söylediği şekilde girerken bir aracın önünüze kırıp aniden durması fazlasıyla mümkün. Yine bisiklet yollarını otopark haline getirilmesi ve iki tekerlekli motorlu taşıtların bisiklet yolunu kullanmaları bisikletlilere yapılan hak ihlallerinden başlıcaları benim için. Bu işin bir de trafik boyutu var tabii. Pek çok sürücü bisikletin karayolundaki yeri hakkında hiçbir fikire sahip değil.” diye devam etti.

“BİSİKLET DENDİĞİNDE AKLA HOLLANDA GELİR”

Avrupa ülkerinde bisiklet kullanımını, “Avrupa’nın bazı şehirlerinde bulunduğum oldu. Bologna, Floransa, Pisa, Prag, Budapeşte… Hepsi de bisikletli ulaşımı trafik düzenlerine entegre etmeyi çok güzel başarmış ülkeler olsa da Avrupa’da bisiklet dendiğinde ilk akla gelen Hollanda olur her zaman. Yerinde görme fırsatım elbette olmadı fakat okuduklarım ve izlediklerimden sonra Hollanda için bisikletli ulaşımın olmazsa olmaz bir durum olduğu sonucuna varmak çok zor değil. Elbette ki bu durum kendiliğinden ortaya çıkmamış. Hollandalıların harcadıkları emeğin ve direncin bir ödülü bugünkü durumları. Avrupa da artık bisiklet yolları bir kenara bisiklet otobanları yapılıyor ve yayılıyor. Yine Uluslararası Bisiklet Yollarıyla hemen her ülke birbirine bağlanmış durumda. Kurallar ve yaptırımlar belli ve trafikte herkes nasıl davranması gerekiyorsa öyle davranıyor.” şeklinde değerlendirdi.

“TOPLU TAŞIMADAN UMUDUM VAR”

Mazgalların da bisikletçiler için gerçekten büyük tehlike oluşturduğuna değinen Aslan, “Dağ bisikleti kullanıcıları çok etkilenmiyor olsa da özellikle şehir ve yol bisikleti gibi daha ince tekerlekli Bisiklet kullanıcıları için yolda bulunan pek çok mazgal gerçekten sürücü için büyük tehlike. Düşünün ki mazgal yüzünden bile bir yerinizi sakatlayabileceğiniz bir ülke de yol yapılmaya çalışılıyor. Bu hoş bir durum değil. Toplu taşıma konusunda ise umudum var. Bazı katlanır bisiklet modelleri zaten her yerde taşınabiliyor. Son düzenlemeyle metroda da rahat bir şekilde bisikletle seyahat gerçekleştirebiliyoruz. İzmir belediyesinin otobüsler için bisiklet taşıma aparatları takmak gibi bir projesi de vardı. Takipçileriyim, bekliyoruz.” dedi.

Bisikletli sorunları bir yana kural tanımayan sorunlu bisiklet sürücülerinin de azımanmayacak kadar çok olduğunu ifade eden Soner Aslan, “Elbette genel insan alışkanlığı olarak herkes kendi sorununu daha büyük ya da daha önemli görmekte lakin bisikletçiler de bu ülkenin insanları, ve pek çoğu aynı zamanda otomobil kullanan ve kural çiğneyen insanlar. Her şey bir yana sözün özü bazı bisikletçilerde kesinlikle sütten çıkmış ak kaşık değil ve trafikte kural tanımadan yaptıkları pek çok hareket mevcut.” diyerek özeleştiride bulundu.

SİNEM YAVUZ