medya sensin, paylaş!

Bir Hafıza Meselesi Olarak Soma...

Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen ‘’Soma’yı Hatırlamak: Hakikat, Adalet, Mücadele’’ Sempozyumu, Soma’dan gelen madenci aileleri, yakınları ve sendikacıların da bulunduğu grubun katılımıyla 24 Ekim tarihinde başladı.

25 Ekim’de de devam edecek iki günlük sempozyumun açılış konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Soma Dayanışması üyesi Zeynel Gül,Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında Avrupa’da birinci; dünya genelinde ise dördüncü sırada yer aldığını anımsatarak yaşanan iş kazaları arasında kayıt dışı olanların yüksek sayıda olduğuna dikkat çekti.

Adalet, intikam alma yolu değil; yaşamın örgütlenmesi demek

Soma’da yaşanan facianın ‘’doğal afet’’ gibi sunulmasının gerçek sorumluların ve sorunların ortaya çıkarılmasını engellediğini ifade eden Gül, Boğaziçi Soma Dayanışması olarak Soma’da yapılan çalışmalar esnasında karşılaştıkları en etkileyici gerçeğin bölgedeki maden işçilerinin kendilerini değersiz hissetmeleri olduğunu söyledi. Türkiye’de son dönemde hızla artan iş kazalarının kayıt dışı çalışma, taşeronlaşma, işçi örgütlülüğünün engellenmesi, insan hayatının maliyet olarak görülmesi gibi sorunlarla birlikte ele alınması gerektiğini belirten Gül, adaletin bir intikam alma yolu değil; yeni bir adaletsizliğin yaşanmaması için yaşamın örgütlenmesi talebi olması gerektiğine dikkat çekti.

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Fikret Adaman ise ‘’Türkiye’de Birikim Rejimi ve Sosyal Politikalar’’ başlıklı sunumunda büyüme kavramının yapısal dönüşme, gelir dağılımı, yoksulluk, çalışanların yoksulluğu, işsizlik, çalışma koşulları gibi parametreler ışığında ele alınması gerekliliğinden söz etti. Türkiye’de işsizliğin günümüzde yüzde 10’lara vardığına dikkat çeken Adaman Türkiye’de iş gücü kompozisyonu içinde sigortalı /sigortasız çalışan, düzenli /mevsimsel iş gücü, formal /enformel iş gücü ve çocuk işçiliği gibi değişkenler olduğunu belirtti. Adaman, Türkiye’deki çalışma koşulları ve saatlerinin Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında çok daha zor ve uzun olduğuna dikkat çekti.

Soma bize Türkiye’nin sorunlarını gösterdi

Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ayşe Buğra ise, Soma felaketinin Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve sosyal yapısına dair sorunların görünmesini sağladığını ifade etti. Maden işçilerinin ölüm veya iş kazası gibi bir durumla karşılaşma ihtimallerinin çok yüksek olduğu halde bu sektörde çalışmaya devam etmelerinin istihdam politikalarıyla yakından ilişkili olduğunu söyleyen Buğra, Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun ‘ ’İnsana Yakışır /Uygun İş’’ tanımı gereği önemli olanın istihdam yaratmak değil çalışma şartları insani ve uygun iş imkânları yaratmak olduğunu ifade etti.

Kazalara toplu ölümler olursa ilgi gösteriyoruz

Türkiye’de yaşanan iş kazalarının, eğer toplu ölümler varsa ilgi çektiğine değinen Buğra, oysa hemen her gün özellikle inşaat sektöründe yeni bir ölümlü iş kazası yaşandığına dikkat çekerek tek tek yaşanan bu kazalara yönelik farkındalık yaratılması gerektiğini belirtti.Madencilik sektöründe taşeronlaşma ve rödövans sisteminin iş kazalarıyla bire bir ilişkisi olduğunu belirten Ayşe Buğra, TEPAV’ın Maden Raporu verilerine göre (2010), özel sektörde rödövans çalışma yöntemiyle çalışan işletmelerde meydana gelen kazaların sayısının yüksekliğine dikkat çekti. Soma’da yaşanan maden faciası ardından gündeme gelen sosyal yardımların niteliği konusuna da değinen Buğra, Türkiye’de yardımseverliğin çok güçlü olmakla birlikte bu durumun hak temelli sosyal yardım anlayışıyla bağdaşmadığını belirtti.

Buğra, Türkiye'de yardımseverliğin Soma'da görüldüğü gibi sorumluların ortaya çıkarılmasını ve adaletin sağlanmasını engelleyen bir boyuta büründüğünü ifade ederek söz konusu yardım furyasının gölgesi altında olayın bir doğal afet havasına büründürülmesinin adalet arayışını zedelediğini sözlerine ekledi.

Sempozyumun ilk gününde ayrıca Boğaziçi Soma Dayanışması’nın 13 Mayıs 2014’te Soma’da yaşanan maden faciasından bugüne dek Soma’da düzenlediği atölye çalışmalarına ve bölgedeki işçiler, aileler, sendikalar ve mühendislerle gerçekleştirilen görüşmeler sonucu hazırladığı ‘’Soma İş Cinayeti Gözlem ve Aktarım Raporu’ndan başlıklar sunuldu. Boğaziçi Soma Dayanışması’ndan Fethiye Erbil, sunumunda Soma Dayanışması olarak akademik ve vicdani sorumluluğu yerine getirmek üzere, Soma’da yaşanan facianın bundan sonra da takipçisi olacaklarını ifade etti.

Sempozyum ve programı için tıklayınız http://www.bogazicisomadayanismasi.boun.edu.tr/