medya sensin, paylaş!

Bir Ağacın Düşündürdükleri

Hayatını anlarsan,kendi özünün sorduğu soruların cevabını bulursan, bulduğun cevaplara sımsıkı sarılırsan, başarırsın…

Umut inanılmaz bir nimet; nasıl da bağlar hayata insanı. Bu yıl 10 tür armut, 3 tür kiraz ve 8 tür elma aşıladım. Hergün yanlarına gidiyorum. Sabah ilk işim bir yaprak daha açtı mı diye bakmak oluyor. Bazılarını 200 yıllık neslinin son temsilcisi ağaçlardan aldım. Hepsi boy veriyor. Bazı türler 20 yılda meyveye oturacak ama aklı evvel bir torun katletmez ise 1000 yıl yaşayacak biliyorum. Çünkü 115 yasındaki ninemin, "Ben bunu böyle gördüm" dediği bir armut ağacımız vardı ve ondan daha yaşlısı bir komşumuzdaydı. Ev yapmak için kestiler sonra da aksiliklerden kurtulamadılar. Meyve ağacı kesilmezdi benim çocukluğumda, yaşlı bir bilge gibi hürmet görürdü.

Sonra selpak mendiller çıktı, hemen elde etmek moda oldu. Hayat zincirini besleyen tahammül ortadan kalktı. Dolayısıyla tekamül de yok oldu. Yazının gelişip yaygınlaşmasıyla bilgiye ulaşan insan bu bilgilerle bilgelikten uzaklaştı. Anadolu’yu dolaşırken binlerce yılın izini taşıyan ve binlerce yıllık sabrın hasadını toplayan insanlarla karşılaşırım. Oysa artık binlerce değil birkaç yılı bile planlamıyoruz.

Konumuz ağaçtı ya felsefede boğulmadan oraya döneyim. Hemen meyve veren birkaç yıl sonra da yok olan. Tarsız kokusuz ruhsuz. Buna isyan için on küsur yıldır eski meyvelerden fidan toplarım. On yıl önceki diktiklerim daha omzumu yeni yukarı geçti. Bu sabah hepsiyle dertleştim biraz, siz meyve verdiğinizde benim dalınıza çıkacak mecalim olur mu dedim. Geçen gün Nihat Gökyiğit ile beraberdik diktirdiği bazı ağaçlarla sohbetini o kadar heyecanla anlatıyordu ki...

Ağaç bana demez mi dert etme çıkarsın, meyvemi de tadarsın. Biz on sene aşağı (kök) on sene yukarı (dal) büyürüz. Bu böyle yüzlerce yıl sürer...

Dert etmiyorum da umut ediyorum. Yarın kimseye vaadedilmedi ama o ağaçların yüz yıl sonrasını merak ediyorum. Neyse ki hayalgücüm kuvvetli, meyvelerini yemesem de 100 yıl sonra nasıl görünecekler biliyorum...