medya sensin, paylaş!

AŞKTA VE DOSTLUKTA SAMİMİYET

Sohbet ettiğim pek çok insanın ortak şikayeti, artık samimi insan kalmadığı… Nedir bu samimiyet, nasıl olmalıdır denildiğinde insanlar içtenlikten, dürüstlükten dem vuruyorlar; ‘’Sana karşı dürüstüm, yalan söylemiyorum, duygularım açık ve net, seni dinliyorum, anlamaya çalışıyorum, bunun için niyetliyim ve istiyorum’’

Çocukluğumuzdan itibaren toplum ya da aile tarafından şekillendiriliriz. ‘’Öyle oturma, onu söyleme, konuşma, ayıp günah, yasak’’ derken duygularımızı saklamayı, davranışlarımızı sürekli kontrol etmeyi öğreniriz. Aynı zamanda da rekabetçi bir toplumda nasıl yaşamamız gerektiğine dair belli kalıplar içine sokuluruz. Ve çocukluktaki masumiyetin yitimiyle birlikte samimiyeti unuturuz. Çocukların içten, yapmacıksız dürüst iletilerine özlemle bakarız.

Samimiyet; cesaret gerektiren bir davranış ve iletişim şeklidir. Samimi olmak demek içini açmak demektir. Oysa bize bu dünyanın acımasız, insanların bencil, her an kötülük yapabilecekleri öğretildi, ne yazık ki. Cesur insanlar bunu yapabilirler. Diğer insanlarla paylaşımcı bir ilişki kurabildiğin ölçüde zenginleşirsin. Karşı tarafın kalbi körse senin kalbinin kör olması gerekmez.

Yaşamdan ve çevremizden ne yazık ki samimiyetsizliği öğreniyoruz.....O zaman bu bir kader değil !!! Samimi ol mayı da öğrenebiliriz. Duygularımızdan, düşüncelerimizden, korkmadan paylaşabilmek....Bu durum varoluşumuzu sahiplenmek anlamına gelir.

Aşkta ve dostlukta da samimiyet kavramı özünde aynıdır; İçtenlik, dürüstlük, yalınlık, anlama, anlaşılmayı içerir. Genelde Dost ya da aşık olunan insanın kusurlarını hoş görme eğilimi vardır. Oysa ki kusurların üstü örtülüp tolere edildiğinde ve görmezden gelindiğinde samimiyetten bahsedemeyiz. Gerçek aşkta ve dostlukta hoşgörü değil, bağışlayıcılık esastır. İnsanlar tüm kusurlarıyla anlaşılmak ve kabul görmek isterler. Kişilerin birbirlerini anlaması, ilişkide güvenli , içten, yani samimi bir zemin oluşturur. Aşkta ve dostlukta en belirgin öğe sahiplenme ve sadakattir. Sevdiğimizi sahiplenirken, sadakatte bekleriz. Koşulsuz sevsin isteriz. Ama bunu yaşarken eşimizin, dostumuzun, aşkımızın bireyselliğini ve eşitlikçi olma ihtiyacını ve gerekliliğini de gözden kaçırmamalıyız. Bu durumu gözden kaçırdığımızda, sahiplenmek, tutkuyla sevmek ve sadakat beklentisi ilişkileri sıkıcı bir hale sokabilir. Tüm insan ilişkilerinde olduğu gibi aşkta ve dostlukta samimiyet olgusu, ölçülü, sınırları olan ama içten ve dürüst paylaşımlardan geçer. En saf haliyle aşk ve dostlukta bireylerden her biri kendini değerler ve inançlar sisteminde karşısındakinde bulmak, kabul görmek, sevilmek, anlaşılmak ister. Her birey kendi özgürlük ihtiyacının farkındadır.

Samimiyeti içeren gerçek bir dostluk ve aşkta buluşmak hiç de zor değildir. Kişinin kendini tanıması ve dürüstçe ifade etmesi bu yolun ilk adımıdır. Gerçek aşklar ve arkadaşlıklar samimiyetle kurulur. Samimi olun samimi kalın. Sevgiyle.

Uzman Psikolog/Aile Danışmanı/Cinsel Terapi Uzmanı

Perran Söğütlü

bu konuda daha fazla