medya sensin, paylaş!

Almanya’da Gülen Tartışması

Türkiye’de iktidardaki AKP hükümeti ile Gülen Cemaati arasındaki çatışma giderek kızışıyor. Avrupa, Türkiye’de son aylarda olanları yakından takip ediyor. Özellikle de 17 Aralık süreci ve sonrasında jet hızıyla Meclis’ten geçirilen ya da geçmesi beklenen yeni düzenlemeler Brüksel’i endişelendiriyor. İnternete kısıtlama getirilmesini mümkün kılan yeni düzenleme, yargı sisteminde hükümetin ağırlık kazanmasını sağlayan HSYK ve MİT kanununda değişiklik öngören yasa teklifi, basın yayın özgürlüğü ile yargının bağımsızlığını temel değerleri olarak her fırsatta vurgulayan AB için endişe verici gelişmeler.

Diğer taraftan Avrupa, Erdoğan- Gülen arasındaki çatışmayı da yakından takip ediyor. Özellikle de Almanya, zira Almanya genelinde Gülen Cemaati ile bağlantısı olduğundan yola çıkılan 25 lise, 15 dernek ve 150 kadar da çocuklara ev ödevlerinde yardım eden dershane mevcut. Bunlar, Cemaat ile organik bir bağları olmadığını açıklasalar da Fethullah Gülen’in düşüncelerinin kendileri için önemli değerler olduğunu belirtmekten çekinmiyorlar.

Başbakan Erdoğan’ın Şubat ayı başında yaptığı Berlin ziyareti sonrasında Alman medyasında Gülen Hareketi hakkındaki haberlerin arttığı görülse de bunların önceki dönemden çok da fazla olduğunu söylemek mümkün değil. Yani Ankara’nın baskısı ya da ricası nedeniyle Alman Hükümeti’nin ekstra önlemler almasından kaynaklanan bir hareketlenme söz konusu görünmüyor. Yeni olan, Türkiye’deki çatışma nedeniyle konunun Gülen Cemaati’nin güçlü olduğu Almanya’da bazı eyaletlerin içişleri bakanları cephesinden yakın denetime alınması talebi ve Sol Parti’nin Federal Meclis’e verdiği kapsamlı soru önergesi.

Kuzey Ren Vestfalya İçişleri Bakanı Ralf Jäger, geçtiğimiz günlerde Gülen Hareketi’nin tekrar gözden geçirilmesini ve bu konuda Eyalet Hükümetleri ile Federal Hükümet‘in pozisyonunu netleştirmesini talep etti. Hali hazırda Alman istihbarat birimlerince Gülen Cemaati’nin dini ve sosyal faaliyetleri „anayasaya aykırı değildir“ derecelendirilmesi geçerli. Jäger gibi Rheinland Pfalz Eyaleti İçişleri Bakanı Roger Lewentz de, Gülen Hareketi ile ona yakın olduğu söylenen eğitim kurumları ve derneklerin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmişti.

Bu açıklamalara, kendini Fethullah Gülen Cemaati’nin Almanya’daki temsilcisi olarak gören, Merkezi Berlin’de olan Diyalog ve Eğitim Vakıfı’ndan yanıt geldi. Kurumun Genel Başkanı ve Gülen Cemaati’nin Almanya’daki en tanınmış isimlerinden sayılan Ercan Karakoyun, KRV İçişleri Bakanı ve İçişleri Bakanları Konferansı Dönem Başkanı Ralf Jäger‘e yazdıkları bir yazıda, cemaat olarak „şeffaflığın sağlanması“ ve „endişelerin giderilmesi“ amacıyla Almanya Anayasası’na ve onun demokratik değerlerine bağlılıklarının denetlenmesine hazır ve açık olduklarını iletti.

Öte yandan 24 Şubat 2014’te Sol Parti, Federal Meclis’e Gülen Cemaati, Alman devlet kurumlarının ve politikacılarının Cemaat ile ilişkileri, Alman istihbarat birimlerinin Gülen Hakereketi’ne dair elindeki bilgiler, AKP-Gülen çatışmasında Alman Hükümeti’nin duruşu, konuyla ilgili Erdoğan’ın Merkel’den talepte bulunup bulunmadığı gibi çok önemli ve temel soruları da içeren bir soru önergesi sundu. Aralarında Sol Parti Federal Meclis Milletvekili Sevim Dağdelen’in de bulunduğu grubun verdiği önergeye resmi olarak Merkel Hükümeti’nin 15 gün zarfında yanıt vermesi gerekiyor. Sonrasında bu yanıt kamuoyuyla ile paylaşılacak. Sol Partili Sevim Dağdelen, Almanya’daki Gülen Cemaati’ne yakın dernek ve kuruluşlara ilişkin yüzlerce soruyu içeren önergeye Federal Hükümet’in ikna edici yanıt vermeyeceği endişesini taşıyor. Dağdelen, bu tür önergeleri geçmişte Hükümet’in genelde, „mevcut birimlerimizde şüpheli bir duruma rastlanmamıştır“ ibaresiyle geçiştirdiğini söylüyor.

Gülen Hareketi’nin Almanya’daki en önemli yapılanmalarına gelince…Uzmanlar, 14 dernekten oluşan „Alman Diyalog İnisiyatifi Birliği“ adlı kuruluşun Cemaat‘in dışarıdan görünen çatı örgütü olduğunu söylüyorlar. Bir çok etkinliğin finansmanını da sağlayan Federal İşverenler Birliği kısaca BUV’un da Cemaat’in ekonomik ayağını oluşturduğu ileri sürülüyor. Ancak Gülen ile organik bir bağı tespit edilemediği ve örgütsel ve hiyerarşik düzene rastlanmadığı için, MİT’in Almanya’daki karşılığı olan Federal Anayasayı Koruma Dairesi tarafından izlenmiyorlar.

Alman istihbarat birimlerinin, örgütsel bir yapı tespit etmeseler de eğitim alanında faaliyet gösteren okulları üzerinden Cemaat’i büyüteç altına aldığı gözleniyor. Bu da „örgüt olarak izlenemeyince, çoğu Alman eğitim sistemi tarafından kabul edilen ve devlet desteği de verilen okullar üzerinden Gülen Cemaati’nin denetlendiği yorumuna neden oluyor. Son haftalarda Almanya’da Gülen Cemaati’ne yakın olduğu söylenen bazı okullarda çocukların beyninin yıkandığı ve bu okullara giden Alman öğrecilere Müslüman yaşıtları tarafından mobbing yapıldığı iddiaları ortaya atılmıştı. Söz konusu okulların bulunduğu Baden-Württemberg Eyaleti İçişleri Bakanı Sosyal Demokrat Partili Reinhold Gall, ne eyalet ne de federal istihbarat birimlerinin elinde Gülen Hareketi’nin radikal hedefler güttüğüne dair bilgi bulunduğunu açıkladı.

Claudia Dantschke gibi, Demokrasi Kültürü Merkezi çalışanı, Almanya’daki radikal islamcı grupları ve akımları inceleyen uzmanlar da Gülen Hareketi’nin kesinlikle radikal dinci ya da terörist olmadığını vurgulamak gerektiğini belirtiyorlar. Diğer yandan „Temelinde Gülen Hareketi’nin hedeflediği islami ahlak, etik ve değerlere dayalı bir toplumun demokrasi ve seküler devlet yapısıyla ne kadar bağdaşacağı“ sorusunu sormak gerektiğini hatırlatıyorlar.

Sol Parti’nin Federal Meclis’e sunduğu Gülen-AKP Önergesi’nde öne çıkan sorular hem Gülen Hareketi’nin faaliyetlerine hem de AKP’nin Berlin Hükümetinden bu konuda ricada bulunup bulunmadığını netleştirmeye yönelik. Önergede ilk olarak Erdoğan’ın Berlin ziyareti sırasında Merkel‘e Gülen Hareketi ile ilgili belgeler verip vermediği soruluyor. Önergeden diğer bazı sorular da şöyle: Erdoğan, Merkel’den Gülen Cemaati’ne karşı adım atmasını istedi mi? İstedi ise Berlin buna ne yanıt verdi? AKP-Gülen çatışması nedeniyle Alman Hükümeti, federal ve eyaletler düzeyinde Cemaat‘e yakın diye nitelenen dernek ve kuruluşlarla ilişkilerini, varsa işbirliklerini tekrar gözden geçirecek mi? Erdoğan, Gülen ile çatışmasını Federal Hükümet’e nasıl aktardı? Hristiyan Birlik- SPD koalisyonu, AKP- Gülen çatışması sonucunda Türkiye’de emniyet ve yargıda meydana gelen değişiklikler konusunda ve Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği konusunda sonuçlar çıkardı mı, çıkaracak mı? Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığı, Gülen’e yakınlığı ile bilinen 2014 Pangea Matematik Yarışması’nın kendi himayesinde yapılması kararını tekrar gözden geçirecek mi? 5 Nisan 2014’te Münih’te düzenlenecek Türk-Alman Kültür Olimpiyatları’na Federal Hükümet üyelerinin desteği için başvuru yapıldı mı? Yapıldı ise ne yanıt verildi? Gülen’e yakınlığı ile tanınan Federal İşverenler Birliği kısaca BUV ile 2013 yılında her hangi bir işbirliği yapıldı mı ve yapıldı ise maddi destek söz konusu oldu mu? TUSCON ile Alman hükümeti arasında geçen yıl işbirliği, kooperasyon yapıldı mı? Diyalog ve Eğitim Vakfı‘nın, ideolijik, yapısal ve personel bakımında Gülen Hareketi’ne yakınlığı incelendi mi?

Sol Parti’nin verdiği önergeye Federal Hükümet’in bu hafta yanıt vermesi bekleniyor. Önergenin altında Sol Parti‘nin lideri Gregor Gysi’nin imzası bulunsa da yanıtların açıklanması konusunda yetki Sol Parti’nin İç Politikalar Sözcüsü Ulla Jelpke’de.

@topcuelmas