medya sensin, paylaş!

Aligül’e Sevgiler Etkinlikleri Sona Erdi

Geçen yıl 25 Eylül’de kaybettiğimiz aktivist Ali (Aligül) Arıkan anısına Ankara’da Trans Danışma Merkezi (T-Der)’in düzenlediği etkinlikler sona erdi.

Etkinliklerin ilk gününde T-Der’in kurucularından Aras Güngör Aligül’ün kim olduğu, LGBT Aktivizminde Ali’nin yerinden ve trans harekette Sosyal Ağların ve Arkadaşların öneminden söz etti. Sonrasında Güngör, Ali’nin sağlık süreci ile ilgili bilgiler verdi ve Ali’nin blogunda yayınlanan son yazısı olan “Ben Ettim Sen Etme”den parçalar okudu. ( http://hikayeci.livejournal.com/29303.html )

İlk günün ikinci oturumu “Sadece Geçiş Sürecinde Değil, Yaşam Boyu Sağlık Haktır” başlığını taşıyordu. Konuşmacılardan Dr. Müge Yetener ikili cinsiyet sisteminin trans bireylere etkisini anlattıktan sonra tıptaki cinsiyetçilikten söz etti. Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Koray Başar konuşmasına arkeolojide trans bireylerden ve transseksüel kelimesinin ilk kullanımından söz ederek başladı, 1950′lerde “cinsiyet değiştirme”nin tıbbın nesnesi haline gelmesini ele aldı, 1970′lerde transgender kavramının ortaya çıkmasını ardından transseksüelliğin hastalık listesine girmesini ve buna karşı da trans hareketin ortaya çıkmasını ve örgütlenmeye başlamasını anlattı. Başar son olarak trans bireylerin cinsiyet geçiş sürecinde sağlığa erişimleri ile ilgili bilgiler verdi.

Sonraki oturumda adli süreçlerde ve hukukta, trans bireylerin Türk Medeni Kanunu Madde 40 sonucunda nelerle karşılaştıklarını, cümlelere ayırarak ve gerekçeli kararlarını da anlatarak Avukat Sinem Hun ele aldı. Ayrıca Hun, geçiş süreci ile ilgili AİHM Kararları ve dava örneklerini de anlattı. Avukat Nadire Özdemir de TMK Madde 40’ın 1988 yılında TBMM’de nasıl kabul edildiğini ve milletvekilleri Nazlı Ilıcak, Mehmet Ali Şahin ve Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk’ün o günkü diyaloglarını meclis tutanaklarından okudu.

T-Der’den Deniz Eren Mutlu ise derneğin trans bireylere hukuki olarak verdiği destekleri, isim değiştirme ve “cinsiyet değişikliği” davaları için nasıl bir yol izlendiğini anlattı.

İlk günün son etkinliği olarak da kolektif olarak hazırlanan ve “Dikkat Okulda Trans Var” ve “Voltrans” filmlerinin yayınlanmamış görüntülerinden oluşan “Ali Bey” belgeseli gösterildi. Gösterimin ardından yönetmen Barış Sulu ile söyleşi gerçekleştirildi.

İkinci günün ilk etkinliği Tıp öğrencilerine açık olarak gerçekleştirilen Trans Sağlığı Atölyesiydi. Cansu Yanık ve Karya Polat’ın modere ettiği oturumda 24 tıp öğrencisi vardı. Trans bireylerle ilgili toplumda var olan önyargılar üzerine interaktif bir çalışma yapıldı.

“LGBT’ler İçin Sıra Dışı Bir Sağlık Uygulaması: Hasta mısın aşkım?” başlıklı yazısı bianet’te yayınlanan ( http://bianet.org/biamag/diger/158319-hasta-misin-... Acıbadem Üniversitesi’nden Yeşim Yasin’in konuşmacı olarak yer aldığı ikinci oturumda Amerika Birleşik Devletleri’nde LGBTİ bireyler için hizmet veren toplum sağlığı merkezi Callen-Lorde’u tanıttı. Türkiye’de böyle bir sağlık merkezinin uygulanabilirliği üzerine tartışıldı.

Üçüncü oturumun konuğu olan T-Der’den Doğa Asi Çevik trans bireylerin hastaneye gidememe nedenlerini anlattı. Hastaneye gittiklerinde ise karşılaştıkları durumları hem kişisel deneyimleri hem de danışmanlık verirken not ettiği hikayeler üzerinden örneklerle açıkladı. Diğer konuşmacı olan Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’ndan Dr. Gökhan Yıldırımkaya sözlerine BM’nin LGBT bireyler ve seks işçileri politikasını anlatarak başladı. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara da değinen Yıldırımkaya cinsellik ve cinsel sağlık konularında devletlerin politikalarına da değindi. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bireylere düşen görevleri hatırlatarak sözlerini sonlandırdı.

“Ötekilerin” Sağlık Hakkına Erişimi oturumunda Engelli Kadın Derneği’nden Esra Güleç kendi deneyimleriyle sağlık kurumlarında yaşadığı ayrımcılıkları dillendirdi, işitme engellilerin hekimlerin ve genel olarak sağlık personelinin karşısında yaşadığı sorunlardan söz etti. Bedensel engelli kadınların jinekoloğa gittiğinde en başta jinekoloji masasına çıkmakta yaşadıkları sorunlara da değinen Güleç, jinekoloji masasının genel olarak kadınlar için korkutucu bir yer olduğundan da söz etti.

Bilmeyenler için Ali Bey…

Kaos GL Derneği’nin ilk üyelerinden olan Ali, Lambdaistanbul’da da gönüllülük yaptı. Uzun yıllar sessiz sedasız tüm hareket için Türkiye basınında LGBTİ konularıyla ilgili ne varsa her gün taradı. LGBT Danışma Hattı’nın kurulumu ve ilk yılları ile “Eşcinsellerin ve Biseksüellerin Sorunları” araştırmasında çalıştı.

Transfeminizm üzerine yazıları bulunan Ali, “Amargi’deki Erkek” olarak feminizmin ve LGBTİ hareketinin ikili cinsiyet rejimini, trans normlarını, trans erkekleri görünmezleştirmesini mücadele alanı haline getirdi. Uzunca süre Amargi’deki “Heteroseksizm Atölyeleri”ni örgütleyen ekipte yer aldı. Türkiye’nin ilk trans erkek inisiyatifi kurucularından Ali (Aligül) Arıkan, geçtiğimiz yıl Eylül ayında kanser tedavisi için yatılı bulunduğu hastanede hayata gözlerini yumdu.