medya sensin, paylaş!

AB'den Türkiye'ye Üç Ay Süre

Türkiye- Avrupa Parlamenterler Grubu'nun 74.buluşması çerçevesinde bugün Brüksel'de konuşan AB'nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle, Türkiye'ye sert mesajlar verdi. Alman die Welt gazetesinde yayınlanan Boris Kalnoky imzalı haberde Füle'nin konuşmasında, "Türkiye'nin Avrupa Birliği'nin temel değerlerine uymak gibi bir amacı olduğu yönünde şüphelerimiz var" dediği belirtiliyor. Füle'nin devamında, HSYK düzenlemesi, TİB'e düşünce özgürlüğünü kısıtlama konusunda geniş yetkiler tanıyan yeni internet yasası, yolsuzluk soruşturmalarını engellemek için emniyet birimlerinde ve yargıdaki görev değişiklikleri gibi konuları da AB'nin rahatsızlık duyduğu başlıca konular olarak sıraladığı kaydediliyor. Haberde Füle'nin daha sonra "Türkiye'de geçen üç ay zarfında kaydedilen gelişmeler çok endişe vericiydi, önümüzdeki üç ayda durumun değişmesini umut ediyoruz." şeklinde vurgu yaptığına da yer veriliyor ve bu diplomatik mesajın nasıl okunması gerektiği analiz ediliyor.

Boris Kalnoky analizinde, ABD başkanlarından Roosevelt'in "Yumuşak konuş, ama yanında hep bir sopan da olsun" sözünü örnek veriyor ve S.Füle'nin Çavuşoğlu'na mesaj verirken tam da bu takdiği izlediğini belirtiyor.
Bu arada Çavuşoğlu'nun yargı konusundaki düzenlemeleri kapsayan yeni faslın açılması üzerine AB'nin Adaletten Sorumlu Komiseri Viviane Reding'den görüşme talebinde bulunduğunu, ancak Reding'in bunu reddetiğini de belirtiyor. Analizde, "Reding ile görüşme olumlu da geçse, olumsuz da geçse, Çavuşoğlu ve Türk hükümetinin bunu "açılma konusunda müzakere edildi" şeklinde olumlu yansıtacağı bilindiği için "Reding Çavuşoğlunu kabul etmedi" yorumu yapılıyor.

Bu durumda Brüksel, Ankara'ya Türkiye'deki yerel seçimlerden sonraki en sert mesajını vermiş oldu ve önümüzdeki üç ay zarfında Türkiye'de insan hakları ihlalleri, yolsuzlukla mücadele, düşünce özgürlüğü ve yargının bağımsızlığı gibi temel konularda Başbakan Erdoğan'dan köklü bir değişim beklediğini iletmiş oldu. Aksi takdirde şimdiye kadar izlediği çizgiden farklı olarak, Türkiye'yi AB değerlerinden uzaklaştıran bütün gelişmelerin müzakeler açısından bir sonucu olacağını vurgulamış ve müsamaha göstermeyeceğini diplomatik bir dille belirtmiş oldu.
Welt gazetesi, iki gündür Brüksel'de temaslarda bulunan AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun üst düzey yetkililer tarafından kabul edilmeyip, sadece Stefan Füle ile bir saat konuşmuş olmasını da Türkiye'nin uyarılması amacıyla ayarlanmş bir temas olarak nitelendiriyor. Ve Füle-Çavuşoğlu görüşmesinde daha çok Füle'nin önümüzdeki üç ay zarfında AKP hükümetinden atmasını bekledikleri adımları sıraladığından yola çıkılıyor. En azından Ekim 2014'teki Türkiye'nin ilerleme raporu öncesinde Brüksel Ankara konusunda netleşmek niyetinde olduğu mesajını vermiş oldu.
Türkiye konusundaki eleştirel sesler sadece AB'nin üst düzey temsilcileriyle sınırlı değil. Hollandalı Hristiyan Demokratların geçtiğimiz günlerde, kendi hükümetlerinden, ulusal devletlerin vatandaşlarının ödediği vergilerle oluşturulan AB bütçesinden Türkiye'ye aktarılan yardımların derhal kesilmesini talep ettiği ve Türkiye ile müzakelerin devamı konusunun ulusal parlamentoda oylanmasını talep ettiği biliniyor. Welt, Hollandalı Hristiyan Demokratların, "Vatandaşlarımızın ödediği vergilerle giderek bir polis hükümetine dönüşen AKP hükümetine verilen sübvansiyonlar derhal durdurulsun" dediğini de aktarıyor.
Kaynak: Welt

@topcuelmas